KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10831 E., 2012/14388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2010 tarih ve 2008/471-2010/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazının satışı konusunda dava dışı kişi ile anlaştığını, bu kişinin davalıdan konut kredisi kullandığını, taşınmazın devrinin sağlandığını, davalının uygulamaya göre krediyi satıcıya ödenmesi gerekirken ödemediğini, taşınmazı satın alan dava dışı kişiye yapılan başvurularının da sonuçsuz kaldığını, davalının eylemi sebebiyle zarara uğradıklarını ileri sürerek 70.000 TL’nın faizyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ve husumet itirazında bulunarak kredi ilişkisinin tarafı olmayan davacının dava açmada hukuki yararı olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taşınmazını dava dışı kişiye sattığı, alıcının davalıdan konut kredisi kullandığı ancak bu kredinin davacı satıcıya ödenmeyip davalıya ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 70.000 TL’nın faizyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı ...'a taşınmaz satıldığı, davalı Banka'nın taşınmaz alıcısına konut kredisi kullandırdığı, satışa konu taşınmaza ilişkin kullanılan kredinin bankaca satıcı davacıya ödenmesi gerekirken alıcıya, ödendiği böylece davacının zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mümeyyiz davalı vekili tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulmuş olup, mahkemece 12.02.2009 tarihli duruşmada gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir. Mahkemece, davalının zamanaşımı def'i konusunda Yargıtay denetimine elverişli şekilde, gerekçesi açıklanarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca, konut kredisi uygulamasında kredi kullananlara ödemenin nasıl yapılacağına dair Merkez Bankası veya Bankalar Birliği'nin bankalara yönelik bir talimatının bulunup bulunmadığı, bankacılık uygulamasının hangi yönde olduğu, davalı Banka tarafından Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi hükmünde yazılı olan özen yükümlülüğüne ve bankacılık teamüllerine uygun davranılıp davranılmadığı konusunda uzman bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10831, K. 2012/14388, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama