KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11203 E., 2012/15814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2009 gün ve 2007/132-2009/373 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/11/2011 gün ve 2010/3067-2011/14823 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sahte kimliklerle kurulduğu sonradan ortaya çıkan dava dışı Akman Dayanıklı Tüketim Malları İnş. Ltd.
Şti.’ne muhtelif beyaz eşya teslim ettiğini, karşılığında davalı bankaya ait toplam 46.000,00 TL bedelli 8 adet çek alındığını, ancak çeklerin karşılığının çıkmadığı gibi şirket hakkında yapılan takibin de sonuçsuz kaldığını, dava dışı şirketi sahte kimlikle kuranlar hakkında Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ceza davası açıldığını, sahte kimlikle kurulmuş şirkete çek hesabı açarken gerekli basiret ve özeni göstermeyen davalının kusurlu olup müvekkilinin çek bedelini tahsil edememesi nedeniyle uğradığı menfi ve müspet zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek,
şimdilik 7.500,00 TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare istemini 92.739, 22 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkete çek karnesi verirken gerekli araştırmaları yaparak özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, zararın davacın kendi basiretsiz davranışından kaynaklandığını savunarak, davanın reddini talep etmiş, yargılamanın ilerleyen aşamasında ıslah yolu ile zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın haksız fiile dayalı tazminat davası olup bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacının faili 2004, zararı ise 2005 yılında öğrendiği, davanın ise 2007 yılında açıldığı, ceza davasında sanık durumunda olmayan davalı hakkında uzamış zamanaşımı süresi uygulanamayacağından davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.11.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11203, K. 2012/15814, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama