KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11276 E., 2013/9742 K.·Mahkemesi : İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.03.2012 tarih ve 2011/34-2012/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu 14/07/2009 tarihli Franchise Sözleşmesi gereğince davalı yanın edimleri yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek sözleşme gereğince davalıya ödenen ve davalının uhdesinde kalan 19.000,00 TL yatırım bedelinin istirdatı ile, müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan dolayı şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan Franchise sözleşmesi hükümleri gereğince davacının teçhizat, ekipman ve hizmet bedeli talep edemeyeceğini, davacının kusurlu eylemleri nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Karşı davasında, davacının kötü niyetli ve müvekkili aleyhine olacak iş ve eylemleri nedeniyle sözleşmenin feshine neden olduğundan sözleşmenin 25.maddesi gereğince şimdilik 5.000 USD cezai şart bedelinin davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşme gereğince temin etmekle yükümlü olduğu programın gerektiği şekilde çalışmaması nedeniyle sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının ayıplı programla bağlantılı doğrudan zararını kanıtlayamadığı, sözleşme feshedildiğinden sözleşme geçerliymiş gibi müspet zarar da talep edemeyeceği, davacının sadece ödediği sözleşme bedelini faiziyle geri isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle karşı davacı lehine cezai şart koşulları oluşmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davalı-karşı davacı vekilinin 25.07.2012 havale tarihli katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davalı-karşı davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11276, K. 2013/9742, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama