İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/11771 K.2013/10309

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2012/21-2012/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2012/11771Karar2013/10309Tarih20 Mayıs 2013Okuma4 dk · 858 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/11771 E., 2013/10309 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

858 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2012/21-2012/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Gimak Akaryakıt Servis Pazarlama ve Ticaret A.Ş'ne ait hisselerinin devrine ilişkin olarak 10.03.2010 tarihinde hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin şirkette bulunan 3.600,00 pay karşılığı 9.000,00 TL'lik hissesini davalıya devrettiğini, bu devrin aynı tarihte şirket yönetim kurulunun 2010/3 nolu toplantısında görüşülerek oybirliği ile kabul edilip, pay defterine işlendiğini, devir bedelinin ödenmemesi üzerine Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8252 sayılı takip dosyası ile başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hisse devir sözleşmesi düzenlenip, şirket yönetim kurulu tarafından da kabul edilerek pay defterine işlendiğini, 15.03.2010 tarihinde yeni hissedarların genel kurul toplantısı yaparak görev taksimi yaptıklarını, olayların bu gelişimine rağmen davacının 16 ay sonra devir bedelini alamadığından bahisle icra takibi başlattığını, BK'nın 182. maddesi uyarınca peşin satışın söz konusu olup, davacının devir bedelini almadığını ispatlaması gerektiğini, devir bedeli alınmadan işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinde, hisselerin tamamının nominal değer üzerinde davalıya devredildiği ve hisselerle ilgili bu tarihe kadar sorumluluğun satıcıya, bu tarihten sonra ise devir alan alıcıya ait olduğu düzenlenmiş olup, devir bedelinin ödendiği veya hemen ödeneceği hususunda kesin ifadelerin protokolde yer almadığı, bu protokol kapsamında davacı satıcının edimini yerine getirdiği, hisse devir işleminin şirket yönetim kurulu tarafından kabul edilerek pay defterine işlendiği,

şirketin yeni ortakları tarafından yapılan 15.03.2010 tarihli genel kurul toplantısında davalı alıcının yönetim kurulu üyesi olduğu, bu tarihten sonra 18.03.2010 tarihinde şirket ile davacı arasında bir protokol daha düzenlendiği, bu protokolde yine taraflara hisse devri kapsamında bir takım edimlerin yerine getirilmesi hususunda mükellefiyetler yüklendiği, dolayısıyla, 10.03.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinin yapılması ile taraflar arasındaki hisse devir işlemlerinin sona ermemiş olduğu, hisselerin davacı tarafından davalıya devrinden sonra dahi hisse devri kapsamında birtakım işlemlerin

daha yerine getirilmesi gerektiği yolunda düzenleme yapıldığı, 18.03.2010 tarihli sözleşmedeki edimler nazara alındığında taraflar arasındaki ilişkinin BK'nın 182. maddesi kapsamında peşin satış olduğunun kabulü mümkün olmayıp, veresiye satış bulunduğu ve satım bedelini ödemiş oılduğunu ispat yükünün davalı alıcıya ait olduğu,davalı alıcının ise bu iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 9.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak miktarının % 40'ı olan 3.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2) Dava, anonim şirket pay devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, devirden sonra hissesi devredilen dava dışı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyesi ile davacı arasında imzalanan 18.03.2010 tarihli iki adet protokol içeriği itibariyle devrin veresiye satış şeklinde yapıldığı, devir bedelinin ödenmesi hususunun ispatının davalıya düştüğü ve davalının da bu hususu kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme gerekçesinde de açıkca belirtildiği gibi olay tarihinde yürürülükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca aksine adet veya sözleşme yok ise, alıcı ve satıcı borçlarını aynı zamanda ifa etmekle mükelleftir. Bu itibarla, tarafların imzasını taşıyan 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan anonim şirket paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerekir.

Yine mahkeme gerekçesinde 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine rağmen, pay devrinin veresiye satış olduğuna dayanak olarak davalının imzası bulunmayan 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve yünetim kurulu üyesi ile davacı arasında imzalanan protokollerin devir ile alakalı olduğu, dolayısıyla 10.03.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devir ilişkinin sona ermediği ve devrin veresiye olduğu kabul edilmiştir.

Ancak yukarıda bahsi geçen iki adet protokolde davacının imzası yoktur.

Her ne kadar mahkemece, davalının yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle, bu protokollerden haberi olmadığının düşünülemiyeceği belirtilmiş ise de, bunun kabulü mümkün olmadığı gibi, protokol içeriği gözetildiğinde de dava dışı şirketin kredi borçlarının ödenmesi karşılığında şirkete ait birtakım araçların davacının göstereceği kişilere ve onun talimatı doğrultusunda satılması ile satış bedellerinin davacıya nakden ödeneceğinin öngörüldüğü ve pay devrinden bahsedilmediği dolayısıyla protokollerin açıklanan bu içerikleri itibariyle taraflar arasındaki yapılan anonim şirket pay devri sözleşmesi ile ilişkilendirilmesinin söz konusu olamayacağı

açıktır. Bu durum karşısında aksi görüş ve yazılı gerekçe ile protokol ile devir sözleşmesi ilişkilendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11771, K. 2013/10309, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/11771
Karar No
2013/10309
Tarih
20 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/11771 K.2013/10816
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/11772 K.2013/8803
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/11773 K.2013/7924
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/11775 K.2013/7926
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/11775 K.2013/9311
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/11775 K.2013/12756

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.