KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11832 E., 2013/10940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2009/626-2012/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 27.09.2008 tarihinde davalı Bankanın ATM'si yoluyla hesabına 960,00 TL para yatırdığını, ATM'nin arıza uyarısında bulunduğunu, arıza giderildiğinde yatırdığı paranın hesabına geçirileceği düşüncesiyle ve Bankaya duyduğu güvenle ATM mahallinden ayrıldığını, şubeye sorduğunda 3-4 gün içinde hesabına geçeceğinin söylendiğini, ancak aradan geçen süre zarfında ATM yoluyla yatırdığı paranın hesabına intikal etmediğini ileri sürerek 960,00 TL asıl alacak, 37,92 TL hesap kesim tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere 997,92 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 27.09.2008 tarihinde müvekkilinin ATM'sinden 960,00 TL nakit avans çektiğini, bilahare ATM'den para yatırma işlemi yapmaya çalıştığını, ancak sistemin arıza mesajı vererek işlemin tamamlanamadığını, gün sonunda yapılan ATM mutabakatında kasa farkına rastlanamadığını, davacının üçüncü kişilerce dolandırılmak amacıyla yönlendirildiğinin anlaşıldığını, kendi hatası ile parasını hesabına geçiremediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının parayı yatırdığında bankomatın arızaya geçtiği ve işlemin yapılamadığına dair verdiği not üzerine hafta sonu olmasına rağmen davalı Bankanın nöbetçi şubesine giderek durumu yetkililere anlattığı, yetkililerin anında durumu Cumhuriyet Başsavcılığına ve Banka yetkililerine bildirmesi gerekirken ve mahallinde bir dolandırıcının varlığından bilgi sahibi olmalarına rağmen olayın üzerinde gereken hassasiyetle durmadıkları, hafta başında davacının da hazır olduğu bir saatte bankomatı tutanakla açmadıkları,
böylece görevin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek davacının parasının kaybolmasında sorumlu oldukları, kaybolan paranın araştırılması için uzun süre çaba harcayan ve banka emeklisi olan davacının uğradığı üzüntü sebebiyle manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 960,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece her ne kadar davacı yönünden manevi tazminata da hükmedilmişse de BK'nın 49 ve MK'nın 24. maddesi hükümlerine göre, sadece hesaptaki parasını alamaması yüzünden manevi tazminat koşullarının oluşmaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yerine görülmeyen gerekçeyle bu yoldaki istemin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11832, K. 2013/10940, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama