KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1186 E., 2012/4263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2011 tarih ve 2009/151-2011/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın Gümüşhane Şubesindeki banka hesabından 05.03.2009 tarihinde bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden fon satışı yapılarak EFT yolu ile parasının başka hesaplara aktarıldığını ve bu suretle zarara uğratıldığını, bu işlemler yapılırken kendisine ait Avea telefon hattının adına sahte kimlik düzenlenmek suretiyle rızası dışında yedek sim kart çıkartılarak dolandırıcılık olayında kullanıldığını belirterek olay tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte 29.900,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, internet bankacılığı işlemleri yapılmasını sağlayan bankanın sistem hazırlayıcısı, işleticisi ve hakimi konumunda olması nedeniyle bu sistemdeki tüm eksiklik ve ve kusurlardan sorumlu olduğu, olayda davalı GSM şirketinin ve davacının kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın etkin güvenlik önlemlerini almayarak objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği,
davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı ve cismani zarara düçar olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 29.900,00 TL maddi tazminatın işlem tarihinden itibaren ticari faiz oranını geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalı aleyhine açılan davanın ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, uyuşmazlığa konu paranın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiş, mahkemece, ticari faiz oranını geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte alacağın tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu ve benzer olaylarda dairemizin yerleşik uygulamaları ile de sabit olduğu üzere, mevduat hesabı sahibi tarafından bankaya başvurularak hesaptaki paranın istendiği tarihe kadar paranın bulunduğu hesap türüne o bankaca uygulanan mevduat faizinin, bu tarihten sonra da 3095 sayılı Yasa uyarınca ticari temerrüd faizinin uygulanması gerekmekte olup, hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1186, K. 2012/4263, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama