KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11942 E., 2013/14603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2011/243-2012/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında davalıya bilgisayar yazılımı kullanma lisansı sağlanması konusunda 20/06/2008 tarihinde Sap Yazılım Kullanma Lisans Sözleşmesi imzaladığını, davalının lisansları aldığını, sözleşmeye binaen davalıya 398,53 TL damga vergisi, 94.192,85 TL lisans tutarlı faturaların tebliğ edildiğini,
tarafların yine 20/06/2008 tarihinde yazılımlara sağlanacak destek hizmeti konulu Sap Kurumsal Destek Sözleşmesi imzaladıklarını bu sözleşmenin 5.maddesi uyarınca yıllık destek ücretinin 9.217,12 Euro+KDV olarak belirlendiğini ve 01/07/2008-31/12/2008 dönemi için davalının 4.608,56 Euro destek bedeli borcunu 01/07-01/10/2008 tarihinde 2 taksitle ödemesinin kararlaştırıldığını bu dönem için davalıya, kurumsal destek için 2 adet fatura tanzim edildiğini, tarafların 25/12/2008 tarihinde fesih sözleşmesi imzaladığını,
davalının lisans bedeli ve destek sözleşmesinin fesihten önceki döneme ait faturaları ödememesi sebebiyle alacağının tahsili için icra takipleri başlatıldığını ileri sürerek, davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 20/06/2008 tarihli Sap Yazılım Kullanma Lisans Sözleşmesinin yetkisiz kişiler tarafından imzalandığını, müvekkilinin sorumluluğunu doğuran hukuken geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davalının yararlandığı bir hizmet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; alacağın sözleşmeden kaynaklanan, verilen hizmet karşılığı düzenlenen ve davalı tarafça da kabul edilen faturalara dayandığı, alacağın varlığının kanıtlandığı gerekçesiyle, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2008/26986 nolu takibe davalının 26.387,10 Euro'luk asıl alacak ile 588,08 Euro faize itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın icra takibinde Türk lirası olarak belirtilen miktar üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren sözleşmedeki hükümler dikkate alınarak Euro bazında yıllık libor artı 4 gecikme faizi yürütülmesine, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2008/26990 nolu takibe davalının asıl alacağın 1.608,07 TL'lik bölümüne itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 188,14 TL'lik işlemiş faize itirazın iptaline, fazla talebin reddine, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine, asıl alacağın %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11942, K. 2013/14603, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama