KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/11968 E., 2013/10934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2012 tarih ve 2011/964-2012/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı banka nezdindeki hesabında keyfi faiz uygulandığını, kendisinden habersiz parasının kullanılarak hisse senedi satın alınıp aynı gün zararına satıldığını, bu zararların da hesabına borç kaydedildiğini, borç yazılan hesaplara sebepsiz yüksek faiz uygulandığını, açıklama taleplerine cevap verilmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.745,73 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini, alacağının iadesinde uygulanacak faiz usulünün 06.10.2006 ila 30.04.2007 tarihleri arasında aylık %2 faizin ay sonunda tahakkuku, 01.05.2007 ila 12.02.2008 tarihleri arasında aylık %2 faizin günlük birikimli tahakkuku, 12.02.2008 tarihinden itibaren temerrüt faizi olarak uygulanması gerektiği hususlarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 200.000,00 TL tutarında menkul kıymet kredi sözleşmesini imzalayarak kredili hisse senedi alımı yapmaya başladığını, hesabına işletilen faiz oranlarına itirazı üzerine fazladan tahsil edilen toplam 5.527,31 TL'nin iade edildiğini, davacının bu iadelere bir itirazda bulunmadığı gibi kredi sözleşmesi limitini 400.000,00 TL'ye çıkardığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkilince tahsil olunan faiz miktarları ve hesap özetlerinin düzenli bir şekilde davacıya gönderildiğini, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflardan her birinin hakkının dayandığı olguları ispatla yükümlü olduğu, HMK'nın 114/g maddesinin yatırılması gereken gider avansını dava şartı olarak nitelendirdiği, davacının bilirkişi ücretini yatırmadığını, böylelikle dava şartının yerine getirilmeyip davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11968, K. 2013/10934, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama