KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12056 E., 2013/14418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2011/90-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin, davalı bankaya devrinden önce Sümerbank A.Ş.... Şubesine 50.000 DEM parasını 26.11.1999 tarihinde 48 gün vadeli olarak yatırdığını, müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın banka yetkililerince, müvekkiline boş olarak imzalattırılan belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Sümerbank A.Ş. yönetimince KKTC’de paravan olarak kurulmuş olan Efektifbank Off Shore Ltd. adlı banka adına Sümerbank A.Ş.
Kadıköy ve Merkez Şubede açılan bir hesaba havale edildiği, daha sonra diğer off shore mevduatlarla birlikte Garipoğlu Grubuna usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, müvekkili tarafından Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığını, davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin vade sonuna kadar akdi, vade sonundan itibaren bankalarca döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, müvekkilinin pasif husumet sahibi olmadığını, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, davacının daha fazla getiri elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapta değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkil bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi mevcut olduğunu, müvekkili bankanın sorumluluğu bulunmadığını, faiz talebinin fahiş ve haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu paranın, asıl borçlu Efektifbank Off-Shore Ltd.nin davalı bankanın genel müdürlüğünde bulunan hesabına gönderilmek üzere aktarıldığı, bu hesaptaki paranın Efektifbank Off-Shore Ltd. tarafından çekildiğine veya bu bankaya gönderildiğine ilişkin herhangi bir belge ve delil bulunmadığı, davacının alacağının yapılacak icra takibi ile tümüyle bu hesaptan tahsil olanağı bulunduğu halde, bu yapılmadan sonuçsuz kaldığından bahisle davalı bankaya karşı dava açılmasının zamansız olduğu, aynı zamanda icra takibine ilişkin borcun kısmen ödenmesi nedeniyle dava şartı olan acz halinin de ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından yönetimine TMSF tarafından el konulmadan önce Sümerbank A.Ş.... Şubesi'nde açılan hesaba yatırılan paranın Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı tarafından dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine başlatılan icra takibi kesinleşmiş ve aciz vesikası alınmıştır. Dosya içerisinde ve emsal dava dosyalarında Efektifbank Off-Shore Ltd. hakkında KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 18.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur.
Bu bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir. Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir.
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmıştır.Müdahil tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı ve acz halinin ortadan kalktığı ileri sürülmüşse de,
yapılan icra takibinin tutarı gözetildiğinde dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd'nin acz halinin ortadan kalktığının kabulü mümkün değildir.Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan açılan dosyada yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalı bankaya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesi kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41. maddesi gereğince davalı bankanın davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12056, K. 2013/14418, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama