KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12485 E., 2013/13423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2009/9-2012/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'in müvekkili kooperatiften çek aldığını, kooperatifin T. İş Bankası...
Şubesi'ne talimat vererek çek karşılığında ödeme yapılmasını istediğini, davalılardan ...'in bankaya giderek elindeki çeki tahsil ettiğini, bankanın talimata aykırı bir şekilde çeki teslim almadan ödeme yaptığını, bu nedenle ...'in bedelsiz kalan çeki tekrar tedavüle çıkarttığını, müvekkilinin bu nedenle aynı çek yaprağı için ikinci ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, davalı ...'in sebepsiz zenginleştiğini ve bankanın da kusurlu davrandığını, kooperatifin talimatına aykırı hareket ettiğini, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini,
müvekkili kooperatifin davalılar yüzünden aynı çek bedelini ihtiyati haciz tehdidi altında Konya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2008/2597 esas sayılı dosyasına 88.500,00 TL ödeyerek mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu şekilde maddi zararın oluştuğunu, çeke karşılıksız damgasının vurulması ile birlikte icra takibinin başlatılmasıyla müvekkilinin ticari itibarına gölge düştüğünü, bu şekilde müvekkilinin hem maddi hem de manevi anlamda zarara uğratıldığını ileri sürerek, 88.500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, yetki itirazında bulunmuş, davalı bankanın genel müdürlüğünün İstanbul'da olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacının talimatı üzerine çek bedelinin ... adına havale edildiğini, bankanın Konya Karatay Sanayi Sitesi Şubesi tarafından havale tutarı olarak 75.000,00 TL'yi davalı ...'e ödediğini, davacı tarafından verilen havale talimatının çek istirdadı şartına bağlı bir havale niteliğinde olmadığını, çekin şubeye ibraz edilmesi kaydını taşımadığını, sadece çek bedeline karşılık olmak üzere havale talimatı verildiğini,
banka şubesi tarafından havalenin çekin ibrazı ve istirdadı ile ödeneceği yönünde, ayrıca ve açıkça verilmiş bir talimatın bulunmaması nedeniyle bankanın herhangi bir kusurunun olmadığını, davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kendisinin kusurlu olduğunu, çekteki tahrifat ile ilgili olarak kendilerinin herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya süresinde davaya cevap vermemiş, sonraki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davacının Konya 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2597 esas sayılı dosyasında yaptığı ödeme nedeniyle aynı çeke dayalı olarak mükerrer ödeme yapmış olduğu ve çekin yeniden tedavüle konulmasında davalı bankanın da diğer davalı ... ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu oldukları, her ne kadar davacı vekili tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de;
meydana gelen olayın niteliği, maddi boyutunun bulunması doğrultusunda davacının meydana gelen olay nedeniyle ticari itibarının sarsıldığı ispatlanamadığı manevi tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminatla ilgili fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının ticari defterlerine göre davacının ödemede bulunduğu tarihin 07/08/2008 olduğu anlaşılmakla alacağın bu tarihten itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz uygulaması doğru görülmemişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12485, K. 2013/13423, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama