KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12803 E., 2013/10922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2010/629-2012/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11.11.2008 tanzim tarihli 10.09.2009 vade tarihli, keşidecisi Batı Yeda Ltd.
Şti. olan 5000 TL'lik bonoyu tahsil edip hesabına alacak kaydetmesi için 16.06.2009 tarihinde davalı bankaya teslim ettiğini, davalı bankanın 21.10.2009 tarihli yazısıyla bono aslını kaybettiklerini ve Yargıtay kararınca ödeme yapamayacaklarını belirttiğini ve ardından Tavşanlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/961 esas, 2009/1460 Karar sayılı kararı ile senedin iptali kararı aldıklarını belirttiğini, müvekkilinin de kaybolan bono alacağı için davalılar aleyhine icra takibine başladığını, iki davalının da böyle bir borcun olmadığından bahisle itiraz ederek takibi durdurduklarını, bononun kaybolmuş olmasından dolayı Batı Yeda Ltd.
Şti.'ne ödememe protestosu çekilemediğinden diğer cirantalara müracaat hakkı da ortadan kalktığından alacağın elde edilmesi imkanının olmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile 5.000,00 TL'lik alacağın 11.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müteselsilen alınmasına, aksi kanaatte olunduğunda Batı Yeda Ltd.
Şti.'nden alınmasına, karara istinaden takip sonunda takibin semeresiz kalması ya da tahsilinin mümkün olmayacağının aciz vesikasıyla ortaya konulduktan sonra davalı bankadan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen yargılamaya katılmamıştır. Davalı banka vekili, müvekkilinin senet borçlusu olmadığından senet bedelini ödeme gibi yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tahsil için davalı bankaya verilen senedin borçlusunun davalı şirket olduğu, senedin davalı şirket yetkilisi tarafından tanzim edilip tedavüle çıkartıldığının sübuta erdiği, dolayısı ile davalı şirketin senet bedeli kadar senet lehtarı olan davacıya borçlu bulunduğu ancak senet borçlusundan senet bedelinin tahsili için gerekli yasal yollar denenmeden ve zararın gerçekleştiği ispatlanmadan davalı bankadan kaybolan senet bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı, senet borçlusu hakkında takip yapılmasından sonra senet borçlusunun itirazının iptali yoluna dahi başvurulmadığı,
bu durumda senet borçlusundan alacağın tahsili için gerekli yasal yollara gidildiğini kabul etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın "Batı Yeda Mad. İnş. Pet. Ürn. Turz. Taş. San.ve Tic. Ltd. Şti." yönünden kabulü ile, 5.000,00 TL alacağın 11.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline,davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12803, K. 2013/10922, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama