KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12806 E., 2013/10894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2012 tarih ve 2010/2401-2012/630 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı borçlu şirketin talimatıyla İspanya'dan Türkiye'ye emtia nakli yaptığını, bu taşıma karşılığında davalı şirket adına 04.12.2009 tarihli ve 3.680,50 TL bedelli navlun faturasının düzenlenerek davalıya gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir yazılı ya da şifahi sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili şirketin yurt dışı nakliye ve lojistik işlerini başka bir firma ile yürüttüğünü, müvekkili firmanın nakliye işini yaptırdığı firmaya her türlü bedeli ödediğini, müvekkili şirketin söz konusu firmanın hangi taşeron firmalar ile çalıştığını ve bu malları hangi şekil ve şartlarda taşıttığını bilmesinin gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava dışı Ümit Nakliyat ile ticari ilişkisi olduğu, direkt olarak davalı şirket ile bir ticari ilişkisi bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı şirket ile davalı şirketin doğrudan bir ticari ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir.
Zira, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ilk raporda davacı şirketin defterlerinde takibe konu ettiği faturanın görüldüğü, davacı taraf ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu ve defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiği, taşıma işleminin davacı tarafından yapıldığı ve davacının davalı şirketten taşıma ücreti alacağının bulunduğu mütalaa edilmiş, yeminli mali müşavir bilirkişiden alınan ikinci raporda ise, gümrük müdürlüğünden celbedilen belgeler içerisinde, davaya konu edilen navlun faturasının bulunmadığı,
gönderilen belgeler içerisindeki navlun faturasının dava dışı Ümit Nakliyat Akaryakıt Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlendiği ve bu nedenle davacı ile davalı arasında direkt bir ticari ilişkinin bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu gibi davacı vekilinin rapora karşı sunduğu ciddi itirazlar da karşılanmamıştır.
Bu itibarla, CMR’ye tabi somut uyuşmazlığın çözümü hususunda, dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda aralarında uluslar arası karayolu taşımasında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten CMR hükümleri uyarınca davacı tarafça ileri sürülen itirazları da karşılayacak şekilde yeni bir rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12806, K. 2013/10894, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama