KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13815 E., 2013/11337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2011 tarih ve 2008/767-2011/1072 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait dairede, binanın ortak kullanımındaki ana gider borusunun, ana rögarlarda oluşan tıkanma nedeniyle pis suyun akışını yapamayıp geri tepmesi sonucu oluşan ve 09.04.2007 tarihinde dava dışı sigortalıya müvekkilince ödenen 5.500,00 TL hasar tazminatının davalılardan tahsili için davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalıların hisseleri oranında itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, sigortalı işyerinde hasara neden olan olayın, ana taşınmazın ortak yerlerinden sayılan ana taşınmazın pis sularını toplayan ve buradan yoldan geçen pis su şebekesine aktaran aynı işyerinin bodrum katında mevcut üç adet rögar arası bağlantı künklerinin tıkanması sonucunda pis suların geri teperek işyerinin deposunun tabanına yayılmasından kaynaklandığı, bu hususun ana taşınmazın ortak yerleri sayılan rögarlarındaki ve aralarındaki künk bağlantılarındaki sadece temizlik kapsamındaki bakım noksanlığından kaynaklandığı,
bunun sorumlusunun ana taşınmazı bilfiil kullananlar olduğu, toplam hasar bedelinin 5.500,00 TL olup, 09.04.2007 tarihi itibarıyla kiracı konumundaki sigortalı işyerine düşen hasar payının, bu yerin arsa payı oranına göre 673,47 YTL olarak hesaplandığı gerekçesiyle, davalıların İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2007/21261 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının 673,47 TL için iptaline ve bu kısım için takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan
HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2011 yılı için 1.540,00 TL'dir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile toplam 5.799,00 TL miktarlı icra takibine davalıların vaki itirazlarının iptalini talep etmiş, takibin 673.47 TL için iptaline karar verilmiştir. Kabul edilen miktar bakımından, verilen karar temyiz talebinde bulunan davalılar yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalılar vekilinin temyiz istemlerinin mahkeme hükmünün davalılar yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davacı tarafça davalıların arsa payları oranında itirazlarının iptali talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde dava ve harca esas değerin 5.799.75 TL olarak gösterilip, harcın da bu miktar üzerinden yatırılmış olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13815, K. 2013/11337, 31 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama