KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13896 E., 2012/18866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 gün ve 2004/480-2010/99 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/05/2011 gün ve 2010/15762-2012/7395 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin 1987 yılından bu yana güvenlik ve temizlik hizmetlerini “Met Group” ibaresi ve logosu altında sürdürdüklerini, “Met Group” işaret ve ibaresine kullanımla ayırt edicilik kazandırdıklarını ve ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduklarını, öte yandan “Met” ibaresinin davacı şirketlerin ticaret unvanının bir parçası olduğunu, “Met Group” ve “Met” ibarelerinin tescili için Türk Patent Enstitüsü nezdinde ilk marka başvurusunda bulunanın müvekkili şirketler olduğunu, başvuru zamanındaki mevzuat gereği hizmet markası olarak tescilini sağlayamadıklarını,
ancak ferdi ve ticaret markası olarak tescillerinin bulunduğunu, “Met” ibaresinin müvekkili şirketlerin bir kısmından çok sonra kurulan davalı şirket adına 21.09.2000 tarihinde çeşitli sınıflarda hizmet markası olarak tescil edildiğini, esasen davalının marka başvurusunun müvekkilinin önceki başvuruları ve öncelik hakları dikkate alınarak reddedilmesi gerekirken hatalı olarak tescilinin yapıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2000/20094 numaralı “Met” ibareli markanın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların güvenlik sektöründe geçerli bir marka tescil belgesi bulunmadığı gibi, davalıdan önce bu markayı kullandığını ve maruf hale getirdiğini ispat edemediğini, “Met” markası ile hizmet veren müvekkili şirketin güvenlik sektöründe ilk dört firmadan biri olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, güvenlik sektöründe davalı tarafın davacıdan önce MET ticaret unvan ve işareti altında faaliyete geçtiği, davacının METSAN ticaret unvanı altında davalıdan önce temizlik hizmetleri sektöründe faaliyete başlamasının davacıya 556 sayılı KHK’nın 8/III’den doğan yasaklama hakkını bahşetmeyeceği, zira davalının MET ticaret unvanı ve marka gibi kullandığı MET işareti ile davacının METSAN ticaret unvanları arasında MET ortak ibaresi dışında başka bir ortak nokta bulunmadığı, markaların koruma alanları ile ticaret unvanının koruma alanlarının farklı olduğu,
tarafların ticaret unvanları arasında herhangi bir iltibas olmadığı gibi her iki işaretin marka gibi kullanıldığı varsayımında dahi, davacının METSAN unvanı ya da işareti üzerinde 556 sayılı KHK’nın 8/III anlamında bir yasaklama hakkı bulunmadığı, öte yandan tescil başvurusunun 21.09.2000 tarihinde yapıldığı, davalının referanslarını gösteren liste ve diğer referans mektuplarıyla davalının marka tescilinden KHK'nin 42/son fıkrasının 2004 değişikliğine ve dava tarihine kadar bu markaya ayırt edicilik vasfı kazandırdığını ispatladığı,
bu durumda 556 sayılı KHK’nin 42/son fıkrasının 26.06.2004 tarihine kadar yürürlükte olan hükmüne göre tescilin hükümsüz kılınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.05.2012 günlü ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13896, K. 2012/18866, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama