KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13974 E., 2013/13821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2011 tarih ve 2004/181-2011/283 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/06/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde internet bankacılığı hesabının bulunduğunu, günlük işlem limitinin 50.000 TL ve 50.000 USD olarak belirlendiğini, buna karşın 24/03/2004 tarihinde müvekkili şirketin eski ortaklarından ...’ın internet bankacılığı yolu ile 230.000 USD tutarındaki parayı ... isimli kişiye aktardığını, müvekkili şirketin bu şekilde zarara uğradığını ileri sürerek, bu miktarın olay tarihinden itibaren işleyecek, kısa vadeli kredi faiz oranının iki katı tutarındaki faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemin bizzat davacının kendi kullanıcı kodu ve şifresiyle yapıldığını, müvekkili bankanın işlem limiti uygulamasının bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sözleşmeye aykırı limit üstü işlemin yapılmasında tam kusurlu olduğu, limit üstü işlemin yapılmaması için gereken her türlü önlemin alındığına ilişkin bir savunma ve ispat bulunmadığı, 230.000 USD’lik havale işleminin tek bir işlem olması sebebiyle davalı bankanın limit altında kalan miktar açısından da sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 230.000 USD’nin olay tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek suretiyle, 323.610 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirketin eski ortaklarından ...’ın müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paraları müvekkilinin izni ve bilgisi dışında başka hesaba aktararak çektiğini ileri sürmüş ve bu kapsamda mahkemece davanın esasına ilişkin olarak inceleme ve değerlendirmeler yapılarak hüküm kurulmuşsa da, dosya içinde örneği mevcut Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, davaya konu 230.000 USD tutarındaki paranın davacıya iadesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Buna karşın söz konusu paranın davacı şirkete iade edilip edilmediği hususunda dosya içerisinde bilgi bulunmamaktadır.
Bu durumda, söz konusu miktarın iadesinin eldeki davanın konusuz kalması sonucunu doğurabileceği göz önünde bulundurularak, mahkemece iadesine karar verilen paranın davacıya ödenip ödenmediği belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen husus üzerinde durulmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13974, K. 2013/13821, 28 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama