KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14176 E., 2012/18751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2009 gün ve 2009/6-2009/215 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/04/2012 gün ve 2011/129-2012/6766 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli, "POLO" ve "POLOGARAGE" markalarını bir Türk markası olarak yurt içi ve yurt dışında üstün bir kalite anlayışı ile tanıttığını, bu markaların tanınmış markalar olduğunu,müvekkilinin “POLO” ibaresini ticaret unvanında da kullandığını, davalının müvekkili markasıyla iltibas yaratacak şekilde “MARCO POLO” ibaresini tescil ettirdiğini, davalı markasının işletmeler arası iltibasa mahal verecek nitelikte olduğunu, müvekkilinin tanınmışlık düzeyinden haksız istifadenin söz konusu olduğunu, iddia ederek davalı adına ile tescilli bulunan "MARCO POLO" markasının 556 sayılı KHK'nin 8/3 ve 42 uyarınca hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı vekili "POLO" ve "POLOGARAGE" markalarına her ne kadar Türk Patent Enstitüsü tarafından tanınmışlık statüsü verilmiş olsa da; “POLO” ibaresini içeren yüzlerce marka bulunduğunu ve bu yüzden söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin ortadan kalktığını ve davacı firmayı çağrıştırması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı yanın söz konusu markaları fiilen kullandığı alanlar ile müvekkil firmanın markasının iştigal konusunun farklı olduğunu, markaların anlam olarak birbirinden farklı olduğunu bu sebeple iltibasa sebebiyet vermeyeceğini savunarak davanın istemiştir.
Yargılama sırasında dava konusu markanın devri nedeniyle davaya dahil edilen vekili müvekkili firmanın mezkur başvurusuna karşı davacı yanın Türk Patent Enstitüsü nezdinde gerçekleştirmiş olduğu iki ayrı itirazın da ret olduğunu, ret gerekçesinin en önemli nedeninin iki markanın bir bütün olarak farklı olması olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 25.04.2012 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14176, K. 2012/18751, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama