İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/14264 K.2013/3243

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2012 tarih ve 2011/753-2012/291 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi işbu kararı davacı vekili, asıl karar ise ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. dışındaki davalılar vekili…

Esas2012/14264Karar2013/3243Tarih22 Şubat 2013Okuma7 dk · 1.348 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/14264 E., 2013/3243 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.348 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2012 tarih ve 2011/753-2012/291 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi işbu kararı davacı vekili, asıl karar ise ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. dışındaki davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.02.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, ..., Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını,

şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, ...'nın 336. maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 40.000 DM karşılığı 39.780,56 TL alacağın en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının müvekkili ... ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirketler olduklarını, ...'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu,

şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş,

ancak masrafı yatırılmadığından bilirkişi raporu alınmaksızın davalıların yüksek kar payı verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, davalıların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı ... Gıda San. ve Tic.

A.Ş. ile davacının hukuki bir ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 39.780,56 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz harcını yatırmaması nedeniyle 07.08.2012 tarihinde temyiz talebinin yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili işbu kararı, ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. dışındaki davalılar vekili ise asıl kararı temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki (...) ve (...) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

...- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin olup mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk karar Dairemizin 2009/7037 esas, 2011/6376 karar sayılı ilamı ile yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle bozma ilamında açıklanan biçimde bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davalıların eyleminin nitelikli dolandırıcılık niteliğinde bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne kabul verilmiştir. Bu haliyle, mahkemenin uyulmasına karar verdiği bozma ilamının gereklerini yerine getirdiğinin kabulü mümkün değildir.

Öncelikle, HMK'nın 94. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar

vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir. Somut olayda mahkemece, ....01.2012 tarihli oturumda davacı vekiline, bilirkişi ücretini yatırması için 30 gün kesin süre verilmiş ve bu süre içinde ücret yatırılmadığından davacının bu delilden vazgeçmiş sayıldığı kabul edilmiştir. Ancak mahkemece, kesin süreye ilişkin verilen ara kararı, HMK'nın 94. maddesindeki unsurları içermediğinden usulüne uygun bulunmamaktadır.

Öte yandan davalılar, davacının ortak olmak amacıyla para verdiğini, kendisine hisse senedi verildiğini ve geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davalı şirketin yasal kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ara kararı oluşturularak davacı tarafa buna ilişkin ücretin yatırılması için yukarıda açıklandığı şekilde usulüne uygun kesin süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

...- Kabule göre de davalı taraf, davacının sahibi olduğu hisselerin bir kısmını üçüncü kişilere devrederek bedelini almış olduğunu savunmuş olmasına rağmen mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 4- Mahkemece 07.08.2012 tarihli ek kararla, dava konusunun para ile ölçülebilir olması karşısında işbu davada verilen kararın temyizi halinde nispi temyiz harcının yatırılmasının gerektiği, bu hususta davacıya kesin süre verilmesine rağmen temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 344. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın Geçici .... maddesinde, “Bölge adliye mahkemelerinin, .../9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici .... maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü mevcut olup henüz bölge adliye mahkemeleri göreve başlamadığından 6100 sayılı HMK'nın temyize ilişkin hükümleri yürürlüğe girmemiştir.

Bu nedenle, mahkemenin bu hususu gözden kaçırarak davacının temyiz isteminin 6100 sayılı HMK'nın 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar vermesi doğru olmadığı gibi esasen davacı taraf, yalnızca hükmün kısmen reddine ilişkin kısmını maktu temyiz harcını yatırarak temyiz ettiğinden ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli 1 sayılı Tarife gereğince davanın reddi halinde maktu temyiz harcının yatırılması gerektiğinden mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş,

davacı vekilinin temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına dair tesis edilen 07.08.2012 tarihli hükmün bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir.

5- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/.... maddesinde mahkeme kararlarının gerekçeli olmaları gerektiği düzenlenmiş olup somut olayda, mahkemece davacının alacak talebinin tamamının kabul

edilmiş olmasına rağmen gerekçesi gösterilmeksizin davanın kısmen reddine karar verilmiş olması ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

6- Ayrıca, davacı ile davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. arasında bir hukuki ilişki olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de davacı taraf, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini ve aralarında organik bağ bulunduğunu ileri sürdüğüne göre mahkemece bu iddia üzerinde durulup değerlendirilme yapılmamış olması da hükmün davacı yararına bozulmasını gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına dair tesis edilen 07.08.2012 tarihli hükmün bozularak ortadan kaldırılmasına, (...) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin, (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak mümeyyiz davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14264, K. 2013/3243, 22 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/14264
Karar No
2013/3243
Tarih
22 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/14265 K.2013/2493
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/14265 K.2013/2995
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14265 K.2013/1857
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/14265 K.2013/3577
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/14265 K.2013/3244
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/14265 K.2013/2979

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.