KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14300 E., 2012/16819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2012 tarih ve 2012/691-2012/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, imzalanan banka kredi sözleşmesi uyarınca esas borçlunun Hira Gayrimenkul Konut İnş. ve İnş. Malz. Kozm. San. Tic. Ltd. Şti olduğunu, diğer borçlular ..., ... (Önal), Yüksel Bayrak (Nibat) ve ...'ın kefil ...'ın murisi olduklarını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların emredici nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, “Geçmişe Etkili Olma” kuralını düzenleyen 2., 3., 4. ve 7. maddeleri bir arada yorumlandığında,
genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman akdedilmiş olurlarsa olsunlar 6098 sayılı TBK'nun hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak imzalanmış davaya konu banka kredi sözleşmesi uyarınca yapılan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan kredi sözleşmesinin mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza kredinin de o zaman verildiği taraflar arasında çekişmesizdir.
Bu durumda anılan Kanun'un yürürlüğüne ilişkin 6101 sayılı Kanun'un 4. maddesinin işbu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar olunamaz.
Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığından, salt genel işlem şartlarına aykırılık, kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulanma koşulları da yer almadığından mahkemece İİK 257. maddeki koşullar oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar vermek gerekirken yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14300, K. 2012/16819, 22 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama