KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14608 E., 2013/14626 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2011/26-2012/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında davalının dava dışı Taşkıranlar ... A.Ş’de bulunan 10 paylık hissenin 200.000 TL bedelle müvekkiline devri hususunda 22/10/2009 tarihinde sözleşme yapıldığını, hisse devrine ilişkin sözleşme yapılmadan evvel davalının, şirketin mali durumu hakkında kendi el yazısı ile yazılmış belgelere dayalı olarak verilen bilgilerin gerçeği yansıtmadığının ve şirketin borca batık durumda olduğunun sonradan anlaşıldığını, müvekkilinin şirletin gerçek mali durumunu bilse idi hisse satın almayacak olduğunu, davalının hileli davranışları sonucu müvekkilinin iradesinin sakatlandığını ileri sürerek pay devrinin iptali ile devir bedeli olan 200.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıyı yanıltmaya yönelik davranışta bulunmadığını, davacı tarafından sunulan ve müvekkilinin eli ürünü olduğu iddia edilen belgelerin müvekkilince düzenlenmediğini, kaldı ki, bu belgenin hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığını, davacının hisseleri devredilen şirketin Ankara bayiliğini yaptığını, tacir olan davacının kendisine düşen özen yükümlülüğü çerçevesinde imzasız afaki bir belgeye dayalı olarak 200.000 TL tutarında hisse devralmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hisse alımının miktarı itibariyle esnaf faaliyeti sınırını aştı ve ticari iş niteliğinde olduğu, davacının da tanık beyanlarına göre müteahhitlik ve distribütörlük yaptığı anlaşıldığından tacir sıfatına haiz olarak davalının beyanları ile hisse almasının basiretli tacir gibi hareket etme ilkesine aykırı olduğu, hiçbir araştırma yapmaksızın ve tacir sıfatı dolayısıyla bilmesi gereken hususları bilmeden hareket eden davacının bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14608, K. 2013/14626, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama