KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14712 E., 2013/12947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2012 tarih ve 2009/412-2012/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Vakıfbank İstanbul Beyazıt Şubesi'ne ait 0759453 numaralı 27.08.2007 keşide tarihli 43.291,00 TL bedelli lehtarı Murat Çelik olan çekin davalı tarafından imzalandığını, çekin müvekkili tarafından ciro edildiğini, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3812 takip sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafından çekteki imzaya itiraz edildiğini, ...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 19/03/2009 tarih ve 2008/199 esas 2009/232 karar sayılı ilamı ile davalının imzaya itirazının reddedildiğini, davalı tarafın takibin zamanaşımına uğradığı iddiası talebiyle açılan davanın ...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/860 esas sayılı dosyası ile kabulüne karar verildiğini, bu kararın davalının böyle bir borcu bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini, davanın sonuçlandığını ve müvekkilinin hala çek bedelini tahsil edemediğini, davalının kendi rızası ve imzası altında borç altına girdiği çek bedelini ödemeyerek sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, 43.291,00 TL çek bedelinin sebepsiz zenginleşme kaideleri çerçevesinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, Mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 644. maddesine dayalı olarak açılmış sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Davalı vekili ise zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece başkaca gerekçe gösterilmeden tüm dosya kapsamı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak hangi hukuki sebebe dayalı olarak davanın reddedildiği, mahkeme kararında gösterilmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nın 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.
Temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması; ayrıca kararın muhakkak gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir.
Temyiz edilen kararda gerekçe bulunmadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkeme kararında gerekçe bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14712, K. 2013/12947, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama