KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1478 E., 2012/8768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2011 tarih ve 2011/209 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalılar vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirketin medikal ve ilaç alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin gerek unvanında gerekse tescilsiz marka başvurularında yer alan “DORU” ibaresiyle müvekkilinin tescilli “DOĞU, DOĞU İLAÇ” markalarının,
hatta gerek unvanında gerekse markalarında yer alan “DİF” ibaresinin açılımının “DOĞU İLAÇ FABRİKASI” olarak bilinmesi nedeniyle de karıştırılmaya elverişli olduğunu ileri sürerek açtığı davada müvekkilinin tescilli markalarına iltibas yoluyla ve haksız menfaat elde etmek üzere kötü niyetli olarak yaratılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun tespiti ile davalı şirketin markasal olarak kullandığı ticaret unvanının terkinine, tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu nedeniyle ve işbu esas davanın etkinliğini sağlamak amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
bunun için davalı şirketin müvekkiline ait markalar ile iltibas yaratan “DORU”, “DORU İLAÇ” ibareli ambalajı ihtiva eden ürünlerinin üretiminin, satış ve dağıtımının ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, anılan ibareli görselin her türlü tanıtın malzemesi ve her türlü ticri evrak ve internet üzerinde kullanılmasının önlenmesine, bastırılmış olan her türlü materyalin toplattırılarak muhafaza altına alınmasına, ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, ihtiyati tedbir isteğinin hukuka ve yasal düzenlemeye aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir isteminin ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işin hallinin yargılamayı gerektirir nitelikte olması nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir hakkındaki düzenlemeleri içeren 556 sayılı KHK’nin 76 ve 77. maddelerinde düzenlenen koşulların oluşmamış bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1478, K. 2012/8768, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama