KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14812 E., 2013/14655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2007/283-2012/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin göndericisi, dava dışı Hindistan'da mevcut yabancı şirketin alıcısı olduğu konteyner muhteviyatı 20.475kg(315 bidon) hidrojen peroxid emtiasının müvekkili şirketin acentesi olduğu Mediterrenean Shipping Company S.A. tarafından tanzim edilen konşimento kapsamında ve müvekkili tarafından Gemlik Limanından Hindistan'ın Nhava Sheva Limanına taşınarak tam ve eksiksiz olarak 21/08/2006 tarihinde tahliye edildiğini, konşimentoda ihbar adresi olarak gösterilen şirkete yapılan ihbarlara rağmen malın teslim alınmadığını, davalı şirketin gönderen olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek,
demuraj ücreti, yurtdışı liman hizmeti ve ardiye ücret bedeli olarak 27.628,02 ABD Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 08/06/2009 havale tarihli dilekçesi ile talebini daraltarak 13.331,00 ABD Doları olan ardiye ücreti talebinden vazgeçip, diğer alacak tutarı olan 14.297,02 ABD Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, emtianın CIF satış yoluyla satıldığını, kendilerinin Türk Ticaret Kanunu anlamında CIF satıştan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini ifa ettiğini, CIF satılan malların küpeşteyi aştığı andan itibaren nef'i ve hasarının alıcıya ait olduğunu bu sebeple müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşıtan sıfatına haiz olup, taşıtanın navlun ve navlun teferruatı ile sair masrafları ödemekle yükümlü olacağı, davada gönderilenin yükü teslim almadığı,
05/09/2006 tarihinde serbest sürenin sona erdiğinin kabulü gerekeceği, konteynerin limanda bekleme süresinin en fazla 45 gün olup bu süre dolduktan sonra günlük rejime tabii tutularak süresi içinde işleme başlamayan eşyanın tasfiyelik hale geleceği, 13/10/2006 tarihli ihtarnamenin davalı tarafından 16/10/2006 tarihinde tevdine rağmen yükün 25 gün içinde teslim alınmadığı sabit olup, haliyle ortaya çıkan masraflardan ve demurajdan davalının sorumlu olacağı yapılan demuraj hesabına göre demurajın 27.732,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın aynen kabulü ile 27.628,02 ABD Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinin talep sonucu kısmında 27.628,02 ABD Dolarının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemeye sunduğu 08/06/2009 havale tarihli dilekçesi ile talebini daraltarak 14.297,02 ABD Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 27.628,02 ABD Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davacı vekili tarafından talep daraltılmış olmasına rağmen, mahkemece dava dilekçesindeki talep gibi yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece, hükmedilen dava değeri hakkındaki hesaplamaya ilişkin olarak, gerekçe kısmında bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporundaki demuraj ücreti hesabına ilişkin tablo incelendiğinde 17.04.2008 tarihine kadar hesaplama yapıldığı görülmektedir. Dava tarihi ise 25.07.2007'dir. Her dava, açıldığı tarih esas alınarak hüküm ve sonuç doğurur. Bu durumda, bilirkişi raporunda dava tarihinden sonraki dönem için de demuraj ücreti hesaplaması yapılması ve mahkemece de bu hesaplamaya göre hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14812, K. 2013/14655, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama