KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14835 E., 2013/13382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.06.2012 tarih ve 2012/85-2012/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 25.11.2010 tarihinde tasfiyeye girdiğini, 2010 yılı Aralık ayı itibariyle 3.ilanın yayınlanmasının üzerinden 1 yıl geçtiğinden ve müvekkili şirketin herhangi bir borç ve alacağı bulunmadığından tasfiyenin sonuçlandırılmasına dair ortaklar kurulu kararı alındığını ancak karar tarihinin sehven 31.12.2011 olarak yazıldığını, anılan kararın 15.2.2012 tarihinde noter tarafından onaylandığını, bu karara istinaden tasfiye sonu beyanının ticaret siciline 31.12.2011 tarihi olarak tescil edildiğini, oysa tasfiye sonu hususunda gerçek iradelerinin 29.02.2012 tarihi olduğunu,
yanlışlığın fark edilmesi ile yeniden ortaklar kurulu kararı alınarak yanlışlığın düzeltilmesi için davalıya başvurduklarını ancak davalının başvurularını, ticaret siciline tescil edilen hususların terkininin, ancak kesinleşmiş yargı kararı ile olacağı gerekçesiyle reddettiğini ileri sürerek müvekkili şirketin tasfiye sonu beyanının iptal edilerek, 55995-2012 sayılı tasfiye sonu beyanının tescil ve ilanın talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin mevzuattan kaynaklanan yetki ve görevi kapsamında hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirketin tasfiye sürecinde yapılması gereken işlemlerin sonlandırılmasına müteakip, tasfiyenin sonuçlandırılmasına ilişkin aldığı ve Beşiktaş 3. Noterliği'nde 15.2.2012 de onaylanan ortaklar kurulu kararına istinaden tescil işlemini gerçekleştirdiği, davalının işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı olarak görünen şirketin dava tarihi itibariyle ticaret sicilinden silinmiş olduğundan taraf ehliyetinin bulunmamasına göre, davacı tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14835, K. 2013/13382, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama