KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1528 E., 2012/17338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/10/2011 tarih ve 2007/24-2011/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete karşı açtığı asıl ve ... mirasçılarına karşı açtığı birleşen davada, müvekkilinin davalı şirketin pay sahibi olan müteveffa ...'dan şirketin 1/10'a tekabül eden 6000 hissesini devraldığını, yönetim kurulu tarafından bugüne kadar pay defterine tescil yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin 6000 hisse ile şirketin 1/10 hissesine malik olduğunun tespitini, pay defterine kaydını, ortaklığının ticaret sicil gazetesinde ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu hisseler hacizli olduğundan devirlerinin mümkün bulunmadığını, şirketteki paylar nama yazılı ilmühaberlerle temsil edildiğinden pay defterine tescilin kurucu bir işlem olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, geçerli ve usulüne uygun bir pay devri bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, senede bağlanmış pay ile bağlanmamış pay arasında hakların kapsamı ile içeriği bakımından farklılık bulunmadığı, ikinci bilirkişi heyetinin ilmühaberlerin devralan davacıya teslimi şartıyla devrin geçerli sayılacağına ilişkin görüşe katılmanın mümkün olmadığı, 01.09.2003 tarihli pay devrinden sonra davalı şirketin, davacının 11.06.2005 ve 07.08.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantılarına katılmasına izin verdiği, davacının hazirun cetvelinde pay sahibi olarak gösterilmesi nedeniyle ortak olarak kabul edildiği,
bu yöndeki tutumundan sonra davalı şirketin pay devrinin geçersizliğini iddia etmesinin MK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı, davacının hazirun cetvelinde gösterilmesinin pay defterindeki kayıt işlemine nazaran üstünlük taşıdığı, devir alacağın temliki şeklinde yapıldığından haciz işleminin alacaklısının zarar görmesinin de söz konusu olmadığı, haczin pay devrini geçersiz hale getirmeyeceği, davacının dava konu hisseleri geçerli şekilde iktisap ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalı şirkette 6.000 hisse ile pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1528, K. 2012/17338, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama