İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15377 K.2014/5008

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.04.2012 tarih ve 2011/9-2012/104 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.03.2014 günü başkaca gelen…

Esas2012/15377Karar2014/5008Tarih14 Mart 2014Okuma5 dk · 944 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/15377 E., 2014/5008 K.·Mahkemesi : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2014
Tarihi
24/04/2012
Numarası
2011/9-2012/104
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

944 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.04.2012 tarih ve 2011/9-2012/104 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. D..S.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket tarafından yüksek faiz garantisi ve her an geri çekebileceği garantisi ile para toplandığını, müvekkilinin de 10.04.2000 tarihinde tahsil makbuzu isimli belge ile 22.000 DM para yatırdığını, yapılan mevduat toplama işleminin mevzuata aykırı olduğunu, SPK yasasına aykırı şekilde aracılık faaliyetinde bulunulduğunu, hisse senetlerini izinsiz olarak davalının halka arz ettiğini, şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, geçerli hisse devrinin olmadığının tespitini, 22.000 DM karşılığı 20.247 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Mobella Hol. A.Ş. vekili, müvekkilinin faiz karşılığı para toplamadığını, davacının şirkete ortak olduğunu ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı M.. E.. vekili, müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şirket ortakları arasında yer almadığı, tahsil makbuzundan paranın hisse almak için yatırıldığının anlaşıldığı, 6762 Sayılı TTK'nın 329 ve 405. maddeleri uyarınca yatırılan hisse senedi bedelinin talep edilemeyeceği, davalı hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, hileden dolayı açılacak davanın 818 Sayılı BK'nın 31. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, paranın yatırıldığı tarih itibariyle anılan sürenin dolduğu, aradan 10 yıl geçtikten sonra davacının ortak olmadığı ve dolandırıldığı iddiasını ileri sürmesinin TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Dosyada mubrez bilirkişi kurulu raporunda, davalı şirkete ait ticari defterlerin bulunamadığından incelenemediği, ancak ibraz edilen davalı şirkete ait pay defterinin 1999 yılında tasdik edildiği 142 sayfalık defterin 36 sayfasının dolu olduğu, ortaklar arasında davacının adının bulunmadığı, davalı şirketin defterleri bulunamadığından davacının yatırdığı paranın davacı adına veya şirketin kurucu ortaklarından birisi adına girişi yapılıp yapılmadığının belirlenemediği, davalı şirkete ait muhasebe defterleri de bulunamadığından davacının dayandığı tahsil makbuzlarında belirtilen paraların defterlerde kayıtlı olup olmadığı da belirlenemediği,

davacı adının pay defterinde bulunmaması nedeniyle tahsil makbuzundaki bedelin şirketin ilk ihraç ettiği hisselerin alımına ilişkin olmadığı sonucuna varıldığı, davacının dayandığı makbuzların SPK raporlarında belirtilen davalı şirket tarafından toplanan paralar için düzenlenen makbuzlar ile benzerlik arzettiği, bu nedenle davacı tarafından şirkete para yatırıldığının kabul edilebileceği, yine SPK raporlarına göre davalı şirketin para toplamak üzere bir kısım kişilere yetki verdiği belirtilmiştir.

Davalı şirket yöneticileri hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle dolandırıcılıktan dolayı Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/474 Esas sayılı dosyası ile açılan davada mahkemece verilen beraat kararı Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından bir kısım sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu’na ve Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu'na muhalefet amacıyla suç örgütü kurmak olarak nitelendirilerek sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, yapılan yargılama sonucunda mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bilindiği üzere BK'nın 53. maddesi gereğince kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünde ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayacağı, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararının kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlamayacağı, ancak hukuk hakiminin ceza dosyasındaki delilleri de değerlendirerek neticeye varacağı hususu nazara alınarak ceza dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen maddi vakaların neler olduğunun belirlenmesi, tespit edilen maddi vakıalar varsa, bu maddi vakıaların dosyada mevcut, davacı tarafından ibraz edilen deliller ve görülmekte olan davada alınan bilirkişi raporuyla birlikte değerlendirilerek davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekmektedir.

Ayrıca mahkemece davacının ortak olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketin sermayesinde payı bulunup bulunmadığı, payı mevcut ise bu payı kimden devraldığı da açıklığı kavuşturulmamış, davalı tarafından davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasına karar verilen kâr payını aldığı veya başka bir şekilde ortaklığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girdiği de iddia ve ispat edilmemiştir.

Bu durumda, davanın, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında davalıların

organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek suretiyle BK'nın 53. maddesi gereğince ancak kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek ceza dosyasındaki delillerin davacının dayandığı delillerle birlikte değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle şirketin sermayesinde davacının payının yer alıp almadığının belirlenerek davacının ortak olup olmadığının kesin bir şekilde saptanması ve davacıdan para tahsil eden kişinin davalı ile ilgisinin belirlenmesi gerekir.

Delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının ortak olmadığının anlaşılması halinde ise hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesindeki ''Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır.

Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.'' hükmüne göre eylemin, izinsiz mevduat toplamak olduğu kabul edilmek ve her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi suretiyle karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15377, K. 2014/5008, 14 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15377
Karar No
2014/5008
Tarih
14 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15378 K.2014/2688
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15379 K.2014/2366
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15381 K.2014/2354
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15382 K.2014/2357
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15383 K.2014/4375
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15384 K.2014/2280

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.