KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15385 E., 2012/21578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2009/387-2010/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince yetkilisi olduğu dava dışı Ersil İnş. Hazır Yemek Gıda Nak. Tur. İth. İhr. Ltd.
Şti. adına, davalı bankaya ait çekin keşide edilerek dava dışı şirkete verildiğini, ancak çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle arkasının yazdırıldığını ve davalı bankaca 3167 sayılı yasanın 16/b-1 maddesi gereğince dava dışı çek hamiline çek bedeli ödenerek müvekkili aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilince henüz aleyhine dava açılmadan önce 23.10.2007 tarihinde karşılıksız çıkan çeke ilişkin 13.600.00 TL ödeme yapıldığı halde, davalı tarafından müvekkili hakkındaki şikayetten vazgeçilmemesi nedeniyle hakkında açılan ceza davasında müvekkilinin, çek bedeli kadar adli para cezasına mahkum edildiğini,
sözkonusu kararın müvekkiline yapılan usulsüz tebligatla kesinleşmesi sonucu müvekkilinin 20.000.00 TL adli para cezasını 08.08.2008 tarihinde yatırarak serbest kalabildiğini ileri sürerek, davalının haksız fiili nedeniyle haksız yere ödenen 20.000.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince 11.08.2008 tarihinde şikayetten vazgeçildiğini ve ilgili ceza mahkemesince verilen ek kararla hükmün bütün cezai sonuçlarıyla ortadan kaldırıldığını, davacının öncelikle ilgili mahkemeye başvurarak adli para cezası olarak ödediği paranın istirdadını talep etmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, adli para cezasının infazından sonra iadesinin mümkün olmadığı, davalı şikayetçinin çek bedelini davacıdan tahsil ettikten sonra şikayetinden vazgeçme mükellefiyeti bulunmamakla birlikte adli para cezasının 08.08.2008 tarihinde infazen ödenmesinden sonra, 11.08.2008 tarihinde davalı tarafından şikayetten vazgeçildiği, davacının ilgili ceza mahkemesine başvurup ödemelerini ispatlayarak ceza davasının düşmesini sağlama imkanı varken yargılamalara katılmayarak bu hakkını kullanmadığı ve cezalandırma kararını temyiz etmediği,
bu nedenlerle maddi zararın oluşmasında tarafların eşit oranda kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.000.00 TL tazminatın 08.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15385, K. 2012/21578, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama