İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/16037 K.2014/6371

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2012 tarih ve 2010/856-2012/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.04.2014 günü tebligata…

Esas2012/16037Karar2014/6371Tarih1 Nisan 2014Okuma5 dk · 927 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/16037 E., 2014/6371 K.·Mahkemesi : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Nisan 2014
Tarihi
21/06/2012
Numarası
2010/856-2012/247
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

927 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2012 tarih ve 2010/856-2012/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.04.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve trafik sigorta poliçesi olmayan .. plakalı aracın kaza yapması sonucu %65 oranında çalışma gücü kaybına uğradığını, başvuru sonrası bir takım indirimler dikkate alınarak 20.223,00 TL ödeme yapıldığını, tespit edilen tazminatın çok düşük olduğunu, ibranameye bakiye haklarının saklı olduğuna ilişkin çekince koymak istediğini, davalı kurumca buna izin verilmediğini,

çalışma gücünü % 65 oranında kaybetmiş ve halen Bursa E Tipi Kapalı Ceza Evi'nde bulunan müvekkilinin maddi açıdan çok zor durumda olduğundan müzakaya halinde ister istemez ibranameyi imzalayarak ödenmek istenen bedeli almak zorunda kaldığını, müvekkilinin iş gücü kaybı nedeniyle uğramış olduğu maddi kaybın fazla bulunduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 39.938.00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, olayda hatır taşıması olduğundan davanın müvekkili kuruma yöneltilmemesi gerektiğini, dava öncesinde davacıya ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olay tarihinde meydana gelen kaza sonucu araç içinde bulunan davacının % 65 oranında meslekte kazanma gücünden kaybedecek şekilde yaralandığı, maluliyeti sebebiyle maddi zararının belirlendiği, kaza yapanın davacının arkadaşı olduğu, dava konusu araçta hatıra binaen bulunduğu ve müterafik kusuru olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, maddi tazminat miktarından %25 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.953,5 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, maluliyet tazminatının tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacının, dava dışı T. D.'e ait ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada 03.10.2008 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, anılan aracın trafik sigorta poliçesinin bulunmadığı, bu nedenle davalıya başvurduğu, davalı tarafından kendisine 12.11.2010 tarihinde 20.223 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Ayrıca, trafik sigorta poliçesi yaptırmadan aracını trafiğe çıkaran dava dışı kişi ile davacının arkadaş oldukları, davacının hatır amaçlı olarak kaza yapan araçta taşındığı, sürücünün alkollü olduğu, kendisi de alkollü olan davacının bu durumu bilerek araca bindiği ve sonra kazanın meydana geldiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.

Davacı, tam zararının karşılanmadığını, ibranamenin müzayaka altında imzalandığını ileri sürmüş, davalı ise, davacı zararının ödendiğini, ibraname alındığını, bir alacağının kalmadığını savunmuştur. Uyuşmazlığın çözümlenmesi için, öncelikle davalının yaptığı ödemenin 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca geçerli bir ödeme olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Anılan düzenlemeye göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.

Kanun'un bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Somut olayda davacı taraf, zararının tam ödenmediğini, ibranamenin geçerli bulunmadığını işbu dava ile süresinde ileri sürmüştür.

Çekişme, ibraname tarihi itibariyle davalının, davacının gerçek zararını ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yapılan inceleme yeterli olmadığı gibi karar da doğru değerlendirmeler içermemektedir. Davacının, kaza sonrasında % 65 oranında malul kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.

Ancak, davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen bu rapor, denetime elverişli olmadığı gibi tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi tıbbi kayıtlarının değerlendirilmesini de içermemektedir. Ayrıca, davacının maluliyetinin ve oranının uyuşmazlık konusu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını da tam olarak açıklamamaktadır.

Öte yandan, davalının yaptığı ödemenin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi tarihi ve şekli de yanlış olmuştur. Zira, davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle davacı gerçek zararının belirlenmesi, yapılan ödemenin buna göre yerinde olup olmadığı incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde rapor tarihi itibariyle inceleme yapılması, davalı ödemesinin bu tarihe göre uyarlanması yerinde görülmemiştir.

Keza, hatır taşıması ve davacının sürücüsü alkol almış olan araca bilerek bindiği dikkate alınıp, somut olaya uygulanması gereken 818 BK'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca somut olayın diğer özellikleri de değerlendirilerek tespit edilen nihai tazminattan daha fazla bir oranda indirim yapılması gerekirken % 25 oranında indirim yapılması da yanlış olmuştur.

Ayrıca, davacı gerçek zararı belirlenirken, 818 sayılı BK'nın 43 ve 44. maddesi uyarınca yapılan indirim sonrası gerçek zarar bulunup, davalı ödemesinin bundan sonra mahsubu gerekirken, yazılı şekilde önce davalı ödemesi mahsup edilip, sonra indirim yapılması da doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında, davalı vekilinin itirazları da dikkate alınıp, SSK Çalışma Tüzüğü hükümleri çerçevesinde davacı zarar görenin maluliyet oranın tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu’ndan denetime uygun rapor alınması, yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı gibi hususlar dikkate alınarak, davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle gerçek zararının belirlenmesi, yukarıda açıklandığı şekilde mülga 818 sayılı BK'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca uygun indirim yapılması, davalının ödemesinin yerinde olup olmadığının buna göre değerlendirilmesi, yerinde olmadığının kabulü halinde, davalının ödemesinin mahsubu ile kalan kısmının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16037, K. 2014/6371, 1 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16037
Karar No
2014/6371
Tarih
1 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16038 K.2014/8009
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16039 K.2014/8010
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/16039 K.2014/6428
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/16039 K.2014/6505
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/16042 K.2014/4476
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16043 K.2014/7996

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.