KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16113 E., 2013/13894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2011 tarih ve 2008/74-2011/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ile katılma yoluyla davalı ... Limited vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12. sınıflardaki mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere, "SAFARİ" markasını ilk olarak 18.08.1994 tarihinde tescil ettirdiğini, ayrıca 2005/28639 sayılı "TEMSA SAFARI CABRIOLET" markasının da sahibi olduğunu, markasını uzun yıllar kesintisiz olarak kullandığını, ürettiği "SAFARİ" markalı otobüslerin tüm yurt içinde seyahat edenler tarafından bilinen ve tercih edilen bir ürün olduğunu, davalı şirketin de müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde "TATA SAFARİ CRDİ" ibareli markanın tescili için 2005/46922 sayı ile başvuruda bulunduğunu,
davacının bu markanın tescilinin önlenmesi için yapmış olduğu itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı'nca daha sonra da 2007-M-7083 sayılı YİDK kararı ile "markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı" gerekçesi ile reddedildiğini, oysa söz konusu başvurunun müvekkili markaları ile benzer olduğunu, davacı markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalı tescilinin müvekkili markasının tanınmışlığından haksız bir yararlanma sağlayabileceğini, müvekkilinin itibarı ve ticari faaliyetini zedeleyebileceğini ileri sürerek,
davalı TPE YİDK'nun 2007-M-7083 sayılı kararının iptali ile diğer davalı adına 2005/46922 kod numarası ile işlem gören "TATA SAFARİ CRDİ" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, "Safari" ibaresinin davalı ... Ltd. adına 1988 yılından beri aynı mallarda kullanılmak üzere 98/10742 sayı ile marka olarak tescilli olduğunu, 10 yıldan uzun bir süredir piyasada olan bir marka için iltibas iddiasında bulunulamayacağını, "SAFARİ" ibaresinin arazi aracı anlamına geldiğini ve bu hali ile arazi araçlarını tanımlayan tasviri işaretlerden olduğunu, bu ibarenin sektörde herkes tarafından kullanılabilecek bir ibare olduğunu, yaygın kullanımlı bir tanımlama olduğu için iltibas tehlikesini bertaraf ettiğini, bu hali ile orjinal niteliği ve ayırım gücü zayıf olan markalarla ilgili olarak iltibas tehlikesinin önlenmesi için, tescili istenilen yeni markalarda ufak bazı değişikliklerin yeterli olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı yeni başvurusunda önceki markasındaki "TATA SAFARİ" ibaresinin korunduğu; sadece "CRDİ" ibaresinin eklendiği; kullanılacağı mallarda da eski marka tescili kapsamındaki mallar ile aynı ve aynı tür malların yer aldığı ancak müktesap hak teşkili için, önceki markanın asli unsuru korunarak uzun süre kullanılmış olması,
kullanım ve tescilini taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmış olmasının gerektiği, oysa somut olayda davalının önceki markasını kullandığına dair her hangi bir delil ve savunma sunulmadığı gibi kazanılmış hakka konu davalı markasının hükümsüzlüğü istemiyle davacı tarafından dava ikame edildiği, dolayısıyla davalının önceki markası nedeniyle kazanılmış hakkının bulunmadığı, aksi yöndeki YİDK kararının bu itibarla da isabetli bulunmadığı ve iptali gerektiği;
tescil edilen markanın da hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'nun 2007-M-7083 sayılı kararının iptaline, 2005/46922 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ile katılma yoluyla davalı ... Limited vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... Limited vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı şirkete diplomatik yolla tebligat yapılamadağından TK'nın 28.,29. ve 30. maddeleri gereğince hükmün ilanına karar verildiği ve ilanın mahkeme divanhanesine 28.02.2012 tarihinde asıldığı ve ilanın 28.03.2012 tarihinde indirildiği, ayrıca mahkeme kararının 27.02.2012 tarihli Sabah Gazetesinde ve 13.03.2012 tarihli Posta Gazetesinde ilan edildiği, dosya içerisinde mevcut yurtdışı gönderi sorgulamasına ilişkin PTT çıktısından da mahkeme kararına ait gönderinin davalı şirkete yurt dışı adresinde 17.03.2012 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili, yasal temyiz süresi geçtikten sonra, 08.05.2012 havale tarihli dilekçesi ile dosyaya vekaletnamesini sunarak davalı TPE'nin temyiz dilekçesinin taraflarına tebliğini talep etmiş ve 18.05.2012 tarihinde de katılma yoluyla temyiz dilekçesini verip temyiz harcını ödemiştir. Davalı şirketin, diğer davalı TPE'nin temyizine karşı katılma yoluyla hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı da açıktır. HUMK'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı temsilcisinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16113, K. 2013/13894, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama