KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16230 E., 2013/13385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2011 tarih ve 2008/179-2011/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, malikinin davalı şirket, sürücüsünün diğer davalı olduğu otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada, davalı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebiyle meydana gelen kazada yaralandığını, yaralanması sbebebiyle 4 ay çalışamadığını, acı ve ızdırap çektiğni ileri sürerek 10.000 Tl manevi, 2.400,00 Tl maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminat taleplerini atiye terk etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı olarak devrilmesi sonucu yaralandığı, bu yaralanmadan dolayı uzun süre tedavi gördüğü, uzun süre çalışamadığı bundan dolayı acı çektiği, üzüldüğü, BK'nun 47. Maddesi gereğince olayın oluş şekli, davacının yaralanma derecesi, tarafların sosyo ekonomik durumları, hak ve nesafet kuralları, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, davacı maddi tazminat taleplerini atiye terk ettiğinden bu talebinin atiye terkine karar verildi.
Kararı, davacı ve davalı ... Tic A.Ş temyiz etmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek- madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2011 yılı için 1.540,00TL'dir.
Davacı vekili, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.. Kabul edilen miktar bakımından, verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden, karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalının temyiz istemlerinin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16230, K. 2013/13385, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama