KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16238 E., 2013/14741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.05.2012 tarih ve 2003/1043-2012/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sevk ve idaresindeki 09 NZ 724 plakalı minibüs ile seyahat eden davacıların, davalının kusurlu hareketiyle 14/11/2002 tarihinde kaza geçirdiklerini, meydana gelen kazada davacı ...'nin hayati tehlike teşkil eder nitelikte yaralandığını, davacı ...'nin ise hafif şekilde yaralandığını;
ancak aynı kazada hayati tehlike teşkil edecek şekilde yaralanıp 13 gün koma halinde kaldıktan sonra 27/11/2002 tarihinde eşi ...nın vefat ettiğini, davacı ...'nin hastanede geçen günleri boyunca duyduğu elem, üzüntü için ayrıca iyileşmeme umutsuzluğu için 5.000 TL manevi tazminatın, yine davacı ...'nin ise eşi müteveffa Şakir'i kaybetmenin, hastanede koma halinde kalırken 13 gün boyunca yaşadığı umutsuzluk dolu anlar için çektiği sıkıntı,
elem ve üzüntü için 5.000 TL manevi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kazadan sonra polise verdikleri ilk ifadelerinde müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını belirterek müvekkilinden şikayetçi olmadıklarını, davacılardan Hatice’nin eşi ...’nın araçtan atladığı için yaralandığını, araçtan atlamayanların kazadan yara almadan kurtulduklarını, müvekkilinin aracı devrilmeden kurtardığını, olayda kusurunun bulunmadığını, kazadan sonra davacılar da dahil yaralananlarla ilgilenerek acılarını paylaştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kaza nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/286 esas 2008/354 karar sayılı ilamına ilişkin ceza dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda davalı sanık ...'in kazanın meydana gelişinde 4/8 oranında kusurlu bulunduğuna ilişkin rapor verildiği, kaza sonucu davacı ...'nın eşi ...nın vefat ettiği, davacı ...'nın ise Nazilli Devlet Hastanesinden alınan 28/01/2003 tarih 1072 sayılı kesin raporda hayati tehlike geçirdiği,
30 gün iş ve gücünden kalır şekilde yaralandığı,yargılama sonucunda davalı sanığın taksirle bir kişinin ölümüne, birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesinden mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu tespit ve hukuki olgular karşısında tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirilerek;
manevi tazminat için matematiksel olmamak üzere kusur ve hakkaniyet ilkeleri gözetilerek indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davacı ... için kazada eşini kaybetmesi nedeniyle 4.000,00 TL manevi tazminat ,davacı ... için aynı kazada hayati tehlike geçirerek 30 gün iş ve gücünden kalır şekilde yaralanması nedeniyle 2.500,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16238, K. 2013/14741, 16 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama