İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/16301 K.2014/6551

Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2012 tarih ve 2012/150-2012/135 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.04.2014 günü…

Esas2012/16301Karar2014/6551Tarih3 Nisan 2014Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/16301 E., 2014/6551 K.·Mahkemesi : İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2014
Tarihi
18/06/2012
Numarası
2012/150-2012/135
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2012 tarih ve 2012/150-2012/135 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.04.2014 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı şirket vekili Av. C.. E.., davacı-karşı davalı şirket temsilcisi A. A. ile davalı-karşı davacı şirket vekili Av. B. Ş.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya yapılan taşıma işleri bedellerinin ödenmediğini, toplam alacak miktarının 17/11/2009 takip tarihi itibariyle 52.454,56 TL'ye ulaştığını, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın yetki ve esas yönünden reddini savunmuş ve %40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiş, karşı davasında ise davacı-karşı davalının, teslim evraklarını hiç veya gereği gibi müvekkiline teslim etmeyerek taşıma sözleşmesine aykırı davrandığını, bu nedenle cezai şart ödemesi gerektiğini, üstlendiği taşımaları gecikme ile ifa etmesinden dolayı da sözleşme hükümleri gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 59.624 TL alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının mevcudiyetine karar verilmesi halinde bu borcun alacaktan takas ve mahsup edilmesini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, her iki taraf defterlerinin de usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının sözleşme gereği vermiş olduğu hizmetler toplamından tahsilatlar nazara alındığında icra takip tarihi itibarı ile 43.811,78 TL. alacağının bulunduğu, faiz talebinin yasal şartlarının oluşmadığı,

karşı dava yönünden ise, tazminat istemenin dayanağı olan hasarın, yüke ilişkin özen borcunun ihlalinden meydana geldiğinin ve hasar ile kusur arasında illiyet bağı bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 43.811,78 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, alacağın % 40'ı oranında hesaplanan 17.524,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, kanıtlanamayan karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava, aynı sözleşmeye dayalı cezai şart alacağının tahsili ile fazladan ödenen taşıma ücreti bedelinin istirdadı, bu mümkün olmazsa asıl davada hükmedilecek tazminattan takas mahsubu istemine ilişkindir.

Her ne kadar taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 12.3. maddesinde davalı-karşı davacının defterlerinin kesin delil olacağı yönünde münhasır delil sözleşmesi varsa da, bu durumda dahi bir tarafın kendi defterlerinde yer alan bir kaydın doğruluğunu başka delillerle ispatlama hakkının bulunduğunun da kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta her iki tarafın defterleri de usulüne uygun bir şekilde tutulmuştur. Ancak tarafların defter kayıtları birbiriyle uyuşmamaktadır. Dolayısıyla sadece tarafların ticari defterlerinden hareketle bir sonuca gidilmesi mümkün değildir. Ancak bu noktada bir tarafın kendi defterlerinde yer alan ve karşı tarafın lehine olan kayıtların, kendisi aleyhine kanıt oluşturacağını da gözden kaçırmamak gereklidir.

Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise, sadece taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve her iki tarafın defterlerinde mutabakat tesis eden rakamlar dikkate alındığında, davacı-karşı davalının asıl davada (43.811,78) TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Buna göre asıl davada davacının defterlerinde yer alan ve kendisini alacaklı olarak gösteren faturaların bir çoğu, davalı defterlerinde de davacının alacağı olarak kayıtlıdır. Bu kayıtların asıl davada davalı aleyhine delil teşkil edeceği açıktır.

Yine aynı bilirkişi raporunda asıl davada davacı tarafından düzenlenip de davalı defterlerinde yer almayan 4 adet toplam (2.312,80) TL bedelli faturalar ile vade farkı ve işlemiş faiz talebinin dikkate alınamayacağı belirtilmiş, mahkemece de buna göre karar verilmiş ve verilen karar asıl davada davacı vekilince temyiz edilmemiş olduğundan, davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hak gereğince, asıl davada davacı tarafından anılan faturalara dayanılarak talepte bulunulamayacağı da açıktır.

Buna karşılık, davalı defterlerinde kayıtlı 04.04.2009 tarihli (916,12) TL bedelli ve 26.10.2009 tarihli (22.327,95) TL. bedelli iki adet fatura, davacı defterlerinde kayıtlı değildir. Yukarıda açıklandığı gibi taraf defterlerindeki kayıtlar birbirini doğrulamadığından sadece kendi defterindeki kayda dayanarak asıl davada davalının bir talepte bulunması mümkün değildir. Ancak yukarıda da açıklandığı gibi tarafların defterlerinde kendisini alacaklı gösteren kayıtların doğruluğunu ispatlaması imkanı bulunduğundan, asıl davada davalının da bu iki adet faturanın gerçek olduğunu ve bu faturalar dolayısıyla davacıdan alacaklı olduğunu ispat etmesi gereklidir.

O halde mahkemece, yeni bir bilirkişi heyeti aracılığıyla, asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davada verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Karşı davada verilen karara gelince; karşı davada davacı vekili, karşı davalının hiçbir zaman taşımalara ilişkin teslim evrakını müvekkiline vermediğini, taşıma irsaliyelerinde teslim tarihi, saati, teslim alan yetkilinin imzası gibi kayıtların bulunmadığını, araç ve yüke ilişkin sigortaların yaptırılmadığını, (50.000) TL bedelli teminat senedinin verilmediğini, fesih iradesinin sözleşmeye uygun bir şekilde açıklanmadığını ileri sürerek,

her bir sözleşme maddesi ihlali için sözleşmenin 11.1. maddesi uyarınca (1.000) TL tutarındaki cezai şartın tahsilini, yine 05.06.2009 tarihinde Konya'ya taşınmak için teslim alınan emtianın alıcısına geç teslim edildiğini, bu nedenle de anılan taşıma için davacıya ödenen (624) TL taşıma ücretinin müvekkiline iadesinin gerektiğini ileri sürmüştür.

Mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise, yüke ilişkin özen borcunun ihlalinden dolayı ziya ve hasar halinin varlığına, kusurun ihbarına, davacının varsa kusuru ile hasar arasında illiyet bağının mevcudiyetine dair bir kanıt sunulamadığı bildirilmiş, mahkemece de bu gerekçeyle karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa karşı davada sadece yükle ilgili değil, örneğin irsaliyelere, teminat senedine ve sigortaya ilişkin iddialar da vardır.

Bu durum karşısında mahkemece, yukarıdaki bentte belirtilen bilirkişi heyeti aracılığıyla, karşı davada davacının diğer iddiaları konusunda bir değerlendirme yapılarak, davacının anılan taleplerinin yerinde olup olmadığı incelenmeden, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın da bu nedenle kaşı davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16301, K. 2014/6551, 3 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16301
Karar No
2014/6551
Tarih
3 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16304 K.2014/8174
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16305 K.2014/8175
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16306 K.2014/8183
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16308 K.2014/8184
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16309 K.2014/8182
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16310 K.2014/8180

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.