KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16327 E., 2013/14575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.06.2012 tarih ve 2011/58-2012/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 30.03.1995 tarihinde imzalanan Acentelik Sözleşmesi’nin 13.04.2009 tarihinde müvekkili tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, davalının müvekkili şirkete 346.710,47 TL borçlu bulunduğunu ileri sürerek, 346.710,47 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafça Acentelik Sözleşmesi’ne göre tahsil edilen primlerin süresi içinde davacı sigorta şirketine ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 161.915,88 TL’nin dava tarihinden itibaren ödeninceye kadar TCMB’nin uyguladığı değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, her dava açıldığı tarihteki hukuki duruma göre sonuçlandırılır. Mahkemece alınan her üç bilirkişi raporunda, davalı acente tarafından dava tarihinden sonra ödeme yapıldığı belirtilerek ödeme tutarları davacının alacağından mahsup edilip bakiye alacak belirlenmiş, mahkemece de son bilirkişi raporu ile tespit edilen bu tutar hüküm altına alınmışsa da, davacı tarafça davadan sonra ödenen meblağ tutarınca dava açılması yerinde olup, bu miktar için dava konusuz kalmakla bu yönde bir karar verilmesi gerekirken, davanın bu kısmının reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16327, K. 2013/14575, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama