KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1644 E., 2013/18032 K.·Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2011 tarih ve 2011/82-2011/46 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil ile davalılar arasında tellallık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu taşınmazın davalıya gösterildiğini ve tarafların bir araya getirildiğini ancak, taşınmaz görüldükten sonra davalının doğrudan satıcı ile bir araya gelerek müvekkili dışında işlemi sonuçlandırdığını, sözleşme konusu taşınmazın tapuda davalı ... Tekstil San. ve Tic.Ltd. Şti.'ne 15/5/2009 tarihinde 3.450.000 TL bedel beyan edilerek tapuda tescil işleminin yapıldığını, müvekkilinin hak ettiği ücreti talep etmesi üzerine davalıların yapmış oldukları sözleşmenin aksine bu bedeli ödemekten kaçındıklarını ileri sürerek şimdilik satış bedeli olan 3.450.000 TL üzerinden %3 tellallık ücretinin bir kısmı olan 10.000 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, BK'nın 405/1 maddesi gereğince tellalın ücrete hak kazanabilmesi için yaptığı hazırlık sonucu müvekkili davalılar ile taşınmaz maliki arasında satış sözleşmesinin gerçekleşmiş olması veya taşınmaz maliki ile davalı müvekkilleri bir araya getirilerek sözleşmenin kurulmasının aracılık etmesi ve bu salt bu aracılık için sözleşmede ücret öngörülmesi gerektiğini, oysa davacının davalı müvekkilleri ile taşınmaz maliki Garanti Finansal Kiralama A.Ş.'yi bir araya getirerek sözleşme kurulmasına aracılık etmediğini ve bu nedenle davacının herhangi bir ücret talep etme hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
-/-
-2-
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ... arasında 23.3.2009 tarihli bir sözleşme imzalandığı, davalı şirketin taşınmazı malikinden satın aldığı, bu durumun davalıyı ücret ödeme sorumluluğundan kurtarmayacağı, devre dışı bırakılmasaydı bu sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getireceği, davalıların sözleşme gereğince kararlaştırılan ücretten sorumlu olacakları gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davasının kabulü ile 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin ... Tekstil Ltd. Şti. yönünden yaptığı tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı ...'nın sözleşmenin yapılması esnasında davalı şirketin temsilcisi olduğu ve 23.03.2009 tarihli sözleşmenin alıcı kısmına "... (...
Tekstil)" şeklinde yazıldığı, davalı şirketin davalı ...'nın yaptığı işlemleri kabul ederek sözleşmede belirtilen taşınmazı satın aldığının anlaşılmasına göre, BK'nın 32. maddesi hükmü uyarınca komisyon sözleşmesinden doğan ödeme sorumluluğu davalı şirkete ait olup, temsilcisi sıfatıyla hareket eden davalı ...'nın şirket adına yapılan işlemlerden dolayı şahsi bir sorumluluğunun olmadığı,
bu nedenle davacının istediği bedelden davalı ...'nın sorumlu bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... hakkındaki davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı ... lehine bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının hak kazandığı tellallık ücreti, taraflar arasında düzenlenen 23.03.2009 tarihli sözleşmede belirlenen bedel esas alınarak hesap edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tapuda düzenlenen resmi senet bedeli üzerinde hesap edilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1644, K. 2013/18032, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama