KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16452 E., 2013/13915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/06/2012 tarih ve 2012/453-2012/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki işlemlerini internet bankacılığını kullanarak yaptığını, 11.05.2007 tarihinde sisteme girmek istediğinde hata sayfası ile karşılaştığını, müşteri hizmetlerini araması üzerine görevlinin işlemi kendi bilgisayarı üzerinden yapabileceğini söyleyerek davacının bilgilerini aldığını, 17.07 itibariyle cep telefonuna "Bir Dilek Tut Derneğine bağışta bulunarak bir hayali gerçekleştirdiğiniz için teşekkür ederiz.
Gönderen Akbank" mesajı geldiğini, müşteri hizmetlerini aramış ve uzun süre beklemişse de kendisine dönen olmadığını, takip eden günlerde de görüşmeyi sağlayamayan davacının 14.05.2007 tarihinde bu kez hesabının bulunduğu bankayı aradığını davacının, olay günü 17.14'de toplam 9.500 TL'lik havale işlemleri gerçekleştirildiğini öğrendiğini, dolayısıyla müşteri hizmetleri telefonuna derhal cevap vermiş olsa idi sistemde yapılacak kilitleme ile dolandırıcık işleminin önlenebileceğini, bilgisayar korsanlarına karşı ek güvenlik tedbiri almayan davalı bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu ileri sürerek,
9.500 TL'nin 11.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kullanıcının güvenlik tedbirlerinden yararlanmak için bir talepte bulunmadığını, bankaca şifrelerin kullanılmasının engellenmesi ve kullanıcıların zararlarının önlenebilmesi için bir çok güvenlik tedbirlerinin alındığını, ancak ilgilinin bu önlemleri alması için herhangi bir müracaatının bulunmadığını, olayda bankanın bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma. Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı bankanın olayda tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16452, K. 2013/13915, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama