KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1647 E., 2012/16376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/175-2011/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Akhisar Merkez ve Çevre Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi'ne 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kredi sözleşmesine dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açıldığını, kooperatif tarafından kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, temlik eden alacaklının da tasarruf hak ve yetkisinin bulunmadığını, dolayısıyla borçlunun, borcundan kurtulması için kural olarak borcunu yeni alacaklıya ödemesinin gerektiğini,
kooperatif ortakları ile müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlenen sözleşmelerde bu hususun belirtildiğini ileri sürerek 7.490 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı, ... ve ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ile Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatifi arasında 20.10.1999 tarihli müşterek ve müteselsil borç senedi başlıklı kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılara toplam 980 TL tutarında kredi kullandırıldığı, kredi sözleşmesine dayanan alacağın aynı tarihte alacağın temliki hükümleri uyarınca davacıya temlik edildiği, davalılar tarafından yapılan kısmi ödemeler göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle 677,31 TL'si ana para borcu olmak üzere toplam 2.644,26 TL borç kaldığı gerekçesiyle anılan meblağ üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temerrüt faizinin taleple bağlı kalınarak yıllık %26 oranını aşmayacak biçimde alacağın tahsil edileceğinin tabi bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, kredi alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalılardan ...'den 05.06.2000 tarihinde 2380 nolu Müstahsil makbuzu ve ibraname ile kesilen 370 TL dikkate alınmaksızın hesaplama yapılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalılar tarafından yapılan tüm ödemeler gözetilerek davaya konu borcun bulunup bulunmadığının ve borcun bulunması halinde miktarının gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1647, K. 2012/16376, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama