KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16570 E., 2013/14566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2012 tarih ve 2009/168-2012/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan işyerinde, davalının ofisinden sızan su nedeniyle hasar oluştuğunu, hasar bedelinin müvekkilince sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 8.013,53 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olay nedeniyle talep edilen hasar miktarının fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde davalıya ait ofisten sızan suyun davacı tarafından sigortalanan işyerinde hasara yol açtığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 5.020 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalıya ait ofisten sızan su nedeniyle davacı tarafça sigortalanan işyerinde hasar meydana geldiği, sigorta poliçesi kapsamında bulunan hasarın davacı tarafça ödendiği ve işbu dava ile ödenen bedelin davalıya rücu edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının sigorta ettireninin, işyerinde kullandığı halısının dava konusu olay nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı ve zarara uğramışsa bunun miktarı konusunda toplanmaktadır.
Davalı taraf, söz konusu halının olay neticesinde ıslandığını, ancak bunun bir zarara yol açmadığını ve sigorta ettirenin söz konusu halıyı kullanmaya devam ettiğini savunmuş olup mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda inşaat mühendisi bilirkişinin verdiği rapora dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Ancak gerek 1086 sayılı HUMK'nın 275. maddesinde gerekse 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesinde çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği belirtilmiş olup söz konusu incelemenin konusunda uzman kişilerce yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu olay nedeniyle zarar gördüğü iddia olunan halının zarar görüp görmediği ve görmüşse bunun miktarı konusunda inşaat mühendisi bilirkişinin bir uzmanlığı bulunmadığından mahkemece bu konuda uzman bir bilirkişiden tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirecek bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerkirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16570, K. 2013/14566, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama