KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16612 E., 2013/16185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2011/285-2012/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeyle, müvekkilinin davalıya ait tesislerin temizlik, müşterilerin bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi hizmetlerini üstlendiği, ancak davalı tarafından haksız olarak müvekkilinin hak edişinden kesinti yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.00 TL alacağın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah ile talebini 34.818,65 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81/ı maddesine göre, davacı işçilerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılandığı belirlendiğinden, işbu kesintinin hukuken zorunlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacının 5510 sayılı kanuna göre beş puanlık indirimi uygulayarak sigorta primlerini tahakkuk ettirip ödediği halde davalı idarece, davacının söz konusu prim indirimlerini, hak edişlerinden kestiğini, oysa davacının Hazinece sağlanan indirimleri davalıdan almadığı, yapılan bu işlemin, sigorta ödemelerinde devletin sağladığı direkt bir katkı olduğu, Hazinenin yaptığı ödemelerin tekrar yükleniciden kesilmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren, 24.818,65 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde kesinti tarihlerinden itibaren avans faizine hükmedilmesini talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16612, K. 2013/16185, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama