Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2012/16632 E. , 2013/18938 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.05.2012 tarih ve 2008/622-2012/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 07.03.2007 tarihli sözleşme ile müvekkiline ait Bodrum'da bulunan evlerin pazarlama ve satış desteğinin tek satıcısının davalı şirket olacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının sözleşme ile üzerine yüklenen yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini ayrıca sözleşmenin 4.maddesinde giderlerin müvekkilinin yazılı onayı alınarak yapılacağının kararlaştırıldığı halde ve müvekkili tarafından 100.000,00 USD avans ödenmesine rağmen davalının edimlerini ifa etmekten kaçındığı için onay ile ilgili masraf dökümü sunmadığını, onaysız olarak yapıldığı iddia edilen tanıtım ve giderlerin ise kabul edilemeyeceğini, yapılan avans ödemesinin davalının satışına aracılık edeceği ilk ev karşılığında hak edeceği satış priminde düşeceğinin kararlaştırıldığını, geçen süre içinde tek bir ev dahi satılmadığından müvekkilinin zarara uğradığını sözleşmenin feshedilmesine rağmen avansın iade edilmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.04.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini 100.000,00 USD'ye çıkarmıştır. Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacının sözleşmeyi feshettiğini, bu durumun müvekkilinin prestijinin zedelenmesine neden olduğunu, sözlşemenin 4.8 maddesinin ahlaka aykırılık teşkil ettiği için yok hükmünde olduğunu, bu maddeye dayanılarak yapılan fesih işleminin de yok hükmünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla 66.701,78 TL masraf yaptığını ve davacının bu miktar kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek bu tutardan şimdilik 20.000,00 TL'lik kısmın KDV'si ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların 30.09.2007 tarihine kadar iki evin satışının yapılması konusunda anlaştıklarını, davalının bu süre içerisinde bu edimini yerine getirmediğinden bu durumun davacı bakımdan haklı fesih nedeni oluşturduğu, sözleşme haklı nedenle feshedildiği takdirde davalının yaptığı giderleri isteme hakkının ortadan kalkacağını, davacı tarafça sözleşmenin feshi nedeni olarak özellikle showroom oluşturulmadığı, pazarlama çalışmalarının, davet ve organizasyonun yerine getirilmediğinin gösterildiğini, davalının showroom oluşturulması edimini yerine getirdiğini kanıtlayamadığını, showroom oluşturulmasının esaslı edim niteliğinde olması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshini gerektirecek bir durum olduğu, her ne kadar davalının parti düzenleyerek partinin yapıldığı alanda bir takım tanıtıcı faaliyetlerde bulunduğu, hedef müşteri listesinden seçilen isimlere bir takım tanıtıcı yazı ve broşürler gönderdiği belirlenmiş ise de, davalının bunun dışındaki diğer edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalı karşı davacının yaptığını ileri sürdüğü harcamaların sözleşme kapsamında yapılması zorunlu giderlerden olduğu, sözlşemenin 4.8 ve 5. maddeleri uyarınca bu harcamaların davacıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle de davalının açmış olduğu karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9.879,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16632, K. 2013/18938, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama