KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1670 E., 2012/2827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2009 gün ve 2006/254-2009/230 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/10/2011 gün ve 2010/2629-2011/14029 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri adına tescilli bulunan 2002/04352 marka nolu "Batı Trakya Börekçisi" markasının, 2004/42709 marka nolu "Batı Trakya .......," adı altınta davalı adına tescil edildiğini, ancak anılan markanın davalının müracaatından çok önce müvekkili ... tarafından ihdas edilmiş, kullanılmış ve maruf hale getirilmiş olduğunu, tarafların markayı kullanım şekillerinin aynı olduğundan her iki tarafa ait işletmeler arasında karışıklık yaşanmakta olduğunu, müvekkilinin marka üzerinde önce kullanmaktan doğan ve korunması gereken hakları bulunduğunu ileri sürerek davalıya ait "Batı Trakya Kıvanç Börekçisi" ibareli markanın 30. Sınıf emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan ...’ın işletmekte olduğu davaya konu işyerini 2000 yılında isim hakkıyla birlikte müvekkiline devrettiğini, ancak marka hakkı bilgisi o tarihlerde henüz yerleşmemiş olduğundan taraflar arasında herhangi bir sözleşme düzenlenmediğini, bilahare davacı ...'nün devirden sonra iki yılda müvekkilinin yanında çalıştığını, bu süre içerisinde davacının müvekkilinin söz konusu markayı kullanmasına herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı gibi kullanmasına da açıkça rıza gösterdiğini, bilahare müvekkilinin marka tescil işlemleri yaptıracağını duyması üzerine ise davacı tarafın kendi adlarına "Batı Trakya Börekçisi" adı altında marka tescili yaptırdıklarını, davacıların kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların 05/03/2002 tarihinde "........
BÖREKÇİSİ" isimli markasını tescil ettirdiği, davalının ise 23/12/2004 tarihinde ".........., BÖREKÇİSİ 1954" isimli markasını tescil ettirdiği, her iki marka arasındaki farkın "......, ve 1954" ibaresi olduğu, ilk bakışta "...........İ" markasının ön plana çıktığı, davacıya ait markanın davalı markasından çok önce kullanılmaya başlandığı, bu markanın davacı tarafça maruf hale getirildiği,
tarafların aynı iş kollarında çalışmaları nedeniyle bu markaların karıştırılabilir nitelikte oldukları, yani söz konusu markalar arasındaki ve iş kollarındaki bu benzerlik nedeniyle orta düzeydeki alıcılar tarafından, davalı tarafından üretilen malların ve sunulan hizmetlerin, davacıya ait olduğunun düşünülmesine neden olabileceği, kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 2004/42709 sayı ile tescilli " ......,BÖREKÇİSİ 1954" ibareli markanın hükümsüzlüğüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1670, K. 2012/2827, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama