KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16756 E., 2013/8827 K.·Mahkemesi:ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2012 tarih ve 2011/166-2012/124 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davayı üstlenen ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacılar ... ve ... vekili, müvekkillerinin davalı bankaya devrinden önce ... A.Ş'nin ...
Şubesine 09.12.1999 tarihinde 100.000 DEM tutarındaki parayı 35 gün vadeli, %19 faiz ile yatırdıklarını, müvekkilinin yatırmış olduğu parasının henüz vadesi gelmeden 21.12.1999 tarihinde anılan bankaya BDDK tarafından el konularak yönetiminin ...'ye devredildiğini ve en sonunda davalı ... bünyesine geçtiğini, müvekkilleri tarafından yatırılan mevduatın banka yönetimi tarafından ...'de paravan olarak kurulan dava dışı ...
Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, müvekkillerinin iradesi sakatlanarak havale talimatının imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paraların banka yönetimi tarafından grup şirketlerine ve hayali şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğini, bu eylemler nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 DEM mevduat alacağının davalı bankadan hükmen tahsiline, DEM para birimi 1,95583 kur üzerinden Euro'ya dönüşmüş olduğundan alacağın 51.129,18 Euro olarak bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar %19 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Kanun'un 2/son maddesi gereği %19 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiş, yargılama sırasında dava konusu borç ve yükümlülükler ... tarafından üstlenilmiştir.Müdahil ...San. ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkilinin ...
A.Ş'nin ...'ye geçtiği tarihteki hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, ... mudilerine ödenecek bedellerden dolayı ...'nin müvekkiline rücu edeceğini belirterek, davalı yanında müdahil olarak kabul edilmelerini ve davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan paranın hiç bir zaman ... bankasına havale edilmediği, alan banka tarafından kendi uhdesinde bırakıldığı, bu hususun ceza mahkemesi tarafından verilen kararda da belirtildiği,
mudilerin çeşitli telkinler ile ... bankasına para yatırmalarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 51.129,18 Euro'nun 09.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile birlikte üstlenen ...'den (...'dan) alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı vekili tarafından katılım yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de geçerli bir temyiz isteminin varlığı için temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılım yolu ile temyiz isteminde bulunan davacı vekili tarafından temyiz defterine kayıt yaptırılmadan ve temyiz harcı yatırılmadan verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı ... fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacıların zararının off shore bankasına yapılan başvuruların sonuçsuz kalması halinde gerçekleşecek olup, zamanaşımının da bu tarihten başlayacak olmasına,
off shore bankası aleyhine yapılan takiplerin sonuçsuz kalarak aciz vesikasına bağlandığı gerek bu dosyaya sunulan aciz vesikalarından gerekse Dairemize gelen başka dosyalardan anlaşılmakla bu nedenle off shore bankasına başvurmalarında bir yarar olmayan davacılar yönünden zamanaşımının gerçekleşmediği,
iş bu davanın 5411 sayılı Kanunun 133. maddesi kapsamında yer alan bir dava niteliğinde bulunmaması nedeniyle nispi vekalet ücreti tayin edilmesinde bir yanlışlık olmamasına ve davaya konu off shore hesabının ... ile ... adına açılmış olup, davanın her ikisi tarafından açıldığı anlaşılmakla karar başlığında her ikisinin birden gösterilmesi ve verilen hükmün ikisini kapsar şekilde verilmesi gerekirken karar başlığında sadece ...'nun gösterilerek hükmün “davacılar” ifadesi kullanılmadan tek bir davacı tarafından açılmış gibi verilmesi hususlarının ise mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre,
davalı ... fer'i müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine ve davacılardan alınarak ...'ye verilmesine, alınmadığı anlaşılan 103,00 Tl temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16756, K. 2013/8827, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama