KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16922 E., 2013/16873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.07.2012 tarih ve 2011/666-2012/713 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ekonomik kriz, terör ve deprem nedeni ile etkilendiğini ve sena-r isimli ticari yatını satmaya karar verdiğini, bu durumu davalıya söylediğini, davalının yanında çalışan İhsan isimli kişiye satış yetkisi verdiğini, bir süre sonra davalının önce yatın satılmadığını bildirdiğini, davacının yatın teslim edilmesini istemesi üzerine "yatı ben aldım" diyerek davacıyı kovduğunu, davalı aleyhine mahkemenin 2000/228 E., 2005/287 K. sayılı dosyası ile 10.000 TL yat bedelinin 2000 yılından itibaren faiziyle ödenmesine karar verildiğini, bu bedeli 2006 yılında tahsil edebildiklerini,
davacının yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeni ile ticari yatın parası zamanında elde edilemediğinden tüm mallarının haciz edildiğini ve zarara uğradığını, uygulanan faizin zararı karşılamadığını ileri sürerek, 30.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yat bedelinin tahsil edildiğini, yat bedelinin geç tahsilinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ve temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi kurulu tarafından yapılan hesaplama ve değerlendirmeye göre davacının faizle karşılanamayan alacağının 11.458,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11.458,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16922, K. 2013/16873, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama