KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16925 E., 2013/15254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2010/284-2012/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı işyerinde 22.09.2006 tarihinde apartman ve kanalizasyon sisteminin tıkanması ve suların geri tepmesi sonucunda dahili su hasarı meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından ASKİ aleyhine açılan davanın söz konusu hasar ile ilgili sorumluluğun kat malikleri ve yönetimde olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, hasar bedelinin müvekkili şirketçe sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 51.771,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, daha önce ASKİ aleyhine açılan davanın esas ve zamanaşımı yönünden reddedildiğini, meydana gelen zararda müvekkillerinin hiçbir kusuru bulunmadığını, sorumluluğun ASKİ'de olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar..., ..., ..., ... süresinde zamanaşımı itirazında bulunduklarından bu davalılar hakkında açılan davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş, diğer davalılar yönünden ise, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranı ve meblağ üzerinden davalıların hisseleri oranında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2012 yılı itibariyle 1.690,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece mümeyyiz her bir davalı aleyhine 828,34 TL'ye hükmedilmiş olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilince karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin dava değerinin yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16925, K. 2013/15254, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama