İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/16978 K.2013/16300

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2012 tarih ve 2012/44-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi…

Esas2012/16978Karar2013/16300Tarih23 Eylül 2013Okuma6 dk · 1.217 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/16978 E., 2013/16300 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2013
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.217 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2012 tarih ve 2012/44-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin bilgisi dışında davalı Bankada bulunan hesabından 150.000-USD.nin çekildiğini ve yapılan bir takım usulsüzlükler nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 150.000-USD nin ve şimdilik 10.000-TL.nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı/karşı davacı vekili, davacının kendisine bildirilen altın fiyatları konusundaki iddiaların gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin genel hesap ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile sair sözleşmeler çerçevesinde cereyan ettiğini, taraflar arasındaki altın alım satımı işlemlerinin bazen telefon görüşmeleri ile gerçekleştirildiğini, davacının 16.11.2008 pazar günü müvekkili banka ...Şube Müdürünü cep telefonundan arayarak 17.11.2008 tarihinde fiyatı ne olursa olsun 50.000 gram altın almak istediğini bildirdiğini,

17.11.2008 pazartesi sabahı şube müdürünün davacıyı geri arayarak ilgili talimatının teyidini aldığını ve altın fiyatları hususunda davacıyı bilgilendirdiğini, birkaç kez yapılan bu görüşmeler sonucunda altın fiyatının 38.700 TL olduğunun davacıya bildirildiğini, davacının da bu fiyattan alıma onay verdiğini, davacıya hiçbir zaman 38.070 TL şeklinde bir rakam verilmediğini, ilgili alım işlemi bu şekilde bağlandıktan sonra aynı gün öğlenden sonra davacının Şube yönetmenini arayarak altınlarının satılmasını talep ettiğini, bu kez kendisine alış fiyatının 38.200 TL olduğunun bildirildiğini ve davacının bu bedeli de onayladığını,

satış işleminin bu şekilde bağlandığını, alım satım işlemleri belirtilen bedeller nazara alınıp USD üzerinden yapılarak 23.800 USD den toplam 1.190.000 USD bedelle davacıya satılan altının tekrar 23.350 USD den toplam 1.167.500 USD bedelle davacının talimatıyla satıldığını, 17.11.2008 günü sonu itibariyle davacı hesabında 1.027.000 USD kaldığını, yani davacının bu alım satım işlemi sonucunda 22.500 USD zarara uğradığını, davacının başvurusu üzerine bankanın sırf müşterisini kaybetmemek ve memnuniyetini sağlamak için bu zarara katlanmayı kabul ederek 19.11.2008 tarihinde müşterisi ile yaptığı alım satım işlemlerini

iptal ederek davacının zararı olan 22.500 USD' nin hesabına aynen iade edildiğini, bu nedenle davacının 17.11.2008 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 1.050.000 USD ye yükseldiğini, davaya konu 150.000 USD nin asla davacıya ait bir bedel olmadığını, bu tutarın davacıya ait hesaplardaki eksikliğin kapatılması amacıyla kayden hesaplara intikal ettirildiğini, davacının ise şube görevlilerinin kendisine duyduğu güveni suistimal ederek haksız çıkar sağlama peşinde olduğunu,

davacının 17.11.2008 tarihli hesap ekstresinin de incelenmesinden açıkça anlaşılacağı gibi davacının altın alım talimatı verdiği sabah saatlerinde hesabının 450.000 USD olduğunu, aynı gün 16.06 da davacı hesabına 600.000 USD havale geldiğini, bu ödeme ile hesaptaki paranın 1.050.000 USD ye yükseldiğini, gün sonu yaklaştığı halde davacının halen işlemler için eksik kalan 150.000 USD yi yatırmamış olduğunu,

ancak bu bedeli ödeyeceğini taahhüt etmiş bulunduğu için şube yetkililerinin tamamen davacının bu beyanına itibar ve güvenle işlemin yapılabilmesi için gerekli 150.000 USD' nin davacının hesabına bankanın Hazine Müdürlüğünün “pozisyon kapayın” baskısı nedeniyle kayden aktarıldığını ve davacının talimatlarıyla işlemlerin gerçekleştirilip altın alım satımından elde edilen tutarın davacı hesabına yatırıldığını, dolayısıyla davaya konu 150.000 USD lik bedelin davacı tarafından yatırılmış bir bedel olmadığını, yine davacının 191.000 TL' lık kâr iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu savunarak,

davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davacının talep ve talimatları ile yapılan işlemlerden sonra yine davacının talebi doğrultusunda davacı ile banka arasındaki alım satım işlemlerinin iptal edilmesi sonucunda müvekkili bankanın 22.500 USD zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 22.500 USD' nin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının gecikmeden kaynaklanan zararlarla birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı/karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 17.11.2008 tarihi itibariyle altının TL/gram fiyatlarının tespitine ilişkin olarak İstanbul Altın Borsası Sitesinden indirilen bültende altın birim fiyatının en düşük 38.380 TL/gr., en yüksek 38.705 TL/gr., kapanış 38.705 TL/gr ile ağırlıklı ortalama fiyatın 38.555 TL/gr. olduğunun tespit edildiği, davacı ise dava konusu uyuşmazlıkta altın gramının davalı banka tarafından 38.070 TL/gr. olarak bildirilmesi üzerine 50 kg altın bağlantısı yaptığını ve 1.200.000 USD ödeyerek satın aldığını beyan etmekte olduğundan bu beyanına göre altının klogram fiyatının 1.200.000 USD/50 kg=24.000 kg/USD' ye denk geldiği,

oysa ki davalı bankanın davacıya satım için vermiş olduğu ton başına fiyatın 23.800 USD olarak bu tutarın altında kaldığının görüldüğü, 24.000 USD/Kg altının Merkez Bankası satış kurunun 1.6217 TL karşılığının 24.000 x 1.5217 TL =38.920 TL' ye tekabül ettiği, bu nedenle davalı banka tarafından davacının iddia ettiği üzere 38.070 TL/Kg birim fiyat önerilmesinin mümkün olamayacağı, diğer taraftan davacının beyanında fiyatı 41.900.

TL' ye çıkan altının davalı banka tarafından (41.900-38.070)x50 Kg=191.500 TL lık karını ödemeden kaçındığını iddia etmesine rağmen temin edilen fiyatlarda da görüldüğü üzere aynı gün en yüksek fiyatın 38.705 TL olduğu tespit edildiğinden davacının bu iddiasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki Genel Hesap ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin 14. maddesinde taraflar arasında iş bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda davalı banka ticari defter ve kayıtlarının taraflarca münhasır delil olarak kabul edildiğinin hüküm altına alındığı, davaya konu olan 150.000 USD' nin davalı banka tarafından nakit ödeme kaydı ile hesaba alındığı,

kayıtta başkaca herhangi bir açıklama veya şerhin bulunmadığı, bu durumda bankacılık uygulamalarına göre nakit ödemenin müşteriden sadır ödeme olarak kabulü gerektiği, bankanın bu parayı davacı müşterinin değil de kendisinin yatırdığını yazılı deliller ile ıspatlamasının gerektiği, bu yönde bir delil davalı tarafça sunulmadığı gibi yine davalı bankanın dava konusu meblağın davacı hesaplarından düşümünün ise davacı ...'na “nakit ödenen” kaydıyla, diğer ekstrede ise bu işlemin “sehven yatırılan” açıklamasıyla yapıldığı, tediye fişinde davacı imzasının bulunmadığının tespit edildiği,

bu nedenle davalı bankanın kayıtlarında 150.000 USD'yi çekilen olarak gösterdiği ancak müşteri imzası bulunmadığından bu kaydın gerçeği yansıttığının ıspatlanamadığı, bu nedenle davacının 150.000 USD' nin talimatı dışında banka hesabından davalı banka tarafından çekildiği yönündeki talebinde haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 150.000 USD nin davalıdan tahsiline, karşı dava açısından ise,

davalı banka vekili tarafından esasa cevap süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile davacının talep ve talimatlarıyla yapılan işlemlerden sonra yine davacının talebi doğrultusunda davacı ile banka arasındaki altın alım satım işlemlerinin iptal edilmesi neticesinde müvekkili bankanın 22.500-USD zarara uğradığı iddia edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 22.500-USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının gecikmeden kaynaklanan zararlarla birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de;

davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacının talimatları doğrultusunda yapılan işlemler nedeniyle 17.11.2008 günü sonu itibarıyla davacının 22.500-USD zarara uğradığı, ancak bu işlemlerin yapılmasından sonra davacının davalı bankaya müracatı üzerine yapılan görüşmeler neticesinde müvekkili bankanın müşterisinin bu talebini değerlendirdiği ve sırf müşterisini kaybetmemek ve müşterisinin memnuniyetini sağlamak için bu zarara katlanmayı kabul ederek 19.11.2008 tarihinde müşteresi ile yaptığı alım satım işlemlerini iptal ederek davacının zararı olan 22.500-USD'yi müşteri hesabına aynen iade ettiği ve müşteri hesap bakiyesinin

17.11.2008 tarihindeki akşam üstü bakiyesi olan 1.050.000-USD'ye yükseltildiği ve davacının alım satımda uğradığı zararın bu şekilde giderildiğinin ifade edildiği, bu anlatımdan davalı bankanın davacının zararı olan 22.500-USD'yi tamamen kendi rızasıyla müşterisinin memnuniyetini kazanmak adına davacının hesabına aktarıldığını bildirdiği,

davalı bankanın kendi rızası ile davacının talimatları sonucu yapılan işlemler nedeni ile oluştuğunu iddia ettiği zararı kendi rızası ile kabul ederek kapattıktan sonra davacıdan zarara uğradığından bahisle talepte bulunamayacağı düşünülmekle karşı davanın da yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.144,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16978, K. 2013/16300, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16978
Karar No
2013/16300
Tarih
23 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16978 K.2013/24179
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/16978 K.2013/30180
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/16979 K.2013/15369
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/16980 K.2013/18327
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/16980 K.2013/15148
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16980 K.2013/24193

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.