KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16991 E., 2013/15204 K.·Asıl Ve Birleşen Davada Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2009/288 ESAS
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.01.2011 tarih ve 2009/142-2011/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi esas ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin MAGİC ibaresini içeren 1., 29., 30., 31. ve 32. sınıf ürünleri kapsayan 1998/674, 2004/41188, 1999/4531, 2001/4241, 1992/5030, 1999/20052 ve 2003/35142 sayılı tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı ...’ün 20.06.2007 tarihinde MAGİC AKADEMİ+şekil ibare ve biçimli 29. ve 30. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2007/33823 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilânı üzerine müvekkilinin iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu,
itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2009/M-189 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceği gibi, PANDA MAGİC ibareli markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve tescil olunan markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, markanın devredilmesi karşısında aynı taleplerini birleşen dava ile diğer davalılara da yöneltmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu işaret ile davacının markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ayırt edici ve baskın unsurları itibariyle bütünsel olarak bakıldığında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...’e usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Davalı şirket vekili, açılan davanın haksız olduğunu, müvekkili markası ile davacı markaları arasında ortalama tüketicileri karışıklığa düşürecek bir benzerlik bulunmadığını, davacının PANDA markası ile tanındığını, sırf bu işaretten kaynaklanacak iltibas iddiasının hukuka uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkiiş iraporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının markalarının PANDA MAGIC WAFFLE, MAGIC CONE, MAGIC INKA, MAGIC ZERO+şekil, MINI MAGIC, PANDA MAGIC+şekil ve PANDA MAGIC CONE esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, davalı marka tescil başvurusunun MAGİC AKADEMİ+şekil ibare ve biçimli olduğu, özel bir yazım biçimi ile şekil ve renk kombinasyonu içerdiği,
başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 29. ve 30. sınıf ürünler itibariyle ve bütün olarak analiz edilmesinin gerektiği, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ürün alımlarında aynı markayı taşıyan mallardan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların, bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün olduğu,
marka hakkına tecavüz oluşturmayan veya iltibas yaratmayan bir işaretin tescilinin haksız rekabet yaratacağından da sözedilemeyeceği, iptali istenen YİDK kararının ve buna bağlı gerçekleşen marka tescilinin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyalarla mecburi dava arkadaşı konumundaki TPE, ... ve ...Gıda Ltd.
Şti.’ye karşı açılan davanın reddine, birleşen dosyada tıpkı asıl davadaki taleple kendisine yeniden dava açılan TPE bakımından süresinden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, esas ve birleşen dosya davacı vekil temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, esas ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16991, K. 2013/15204, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama