KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17027 E., 2013/15165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2012 tarih ve 2011/453-2012/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin davalı ...’un işleteni, diğer davalının trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcuyken meydana gelen kazada öldüğünü, bu kazada ölen sürücünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 171.712.89 TL maddi tazminatın her iki davalıdan, 60.000.00 TL manevi tazminatın davalı işletenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili aracının iradesi dışında davacıların murisi ve arkadaşı tarafından kilitli olarak park edildiği yerden alındığını, alkollü şekilde kullanılarak kazaya neden olduklarını, işleten sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, aracın işletenin bıraktığı yerden çalındığını, zararın teminat dışında olduğunu, tazminat istemlerinin fahiş bulunduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisinin meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin tam kusurlu bulunduğu, ancak davacıların murisinin hatır için taşındığı ve murisin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...nın alkollü olduğu, bu nedenle davacıların murisinin kusurlu bulunduğu ve tazminattan indirim yapılması gerektiği, aracın rıza dışında alındığının kanıtlanmadığı,
destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin poliçe limitlerine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, BK'nın 42. ve 43. maddeleri uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılmak sureti ile takdir ve tayin edilen 57.037,625 TL'nin 20/02/2004 tarihinden itibaren tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere sigorta limiti kapsamında kalan 35.000 TL'lik kısmının davalılardan tahsili ile 25.777,73 TL'nin davacı İnci Bozkurt'a, 9.227,37 TL'nin Nisa Bozkut'a verilmesine,
bakiye 22.037,62-TL'nin davalı ...'tan tahsili ile 16.230,84 TL'nin İnci Bozkurt'a, 5.806,72 TL'nin Nisa Bozkurt'a verilmesine, manevi tazminat istemi yönünde davanın kısmen kabulü ile her iki davacı lehine ayrı ayrı takdir ve tayin edilen 10.000'er TL manevi tazminatın 20/02/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile Abdullah'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece uyulan Dairemiz bozmasında, hatır taşıması ve davacının desteğinin bile bile sürücüsü alkollü bulunan araca bindiği savunması üzerinde durulup, bu nedenle indirim yapılıp yapılmayacağı hususuna işaret olunmuştur. Bu durumda her iki durum bakımından denetime imkan verecek biçimde her bir neden için ayrı ayrı oranlarda indirim yapılması gerekirken, her ikisi için birden indirim yapılması doğru olmamış kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davalı ... şirketinin bozmadan önceki kararda dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmasına, bu kararın davacı tarafça temyiz edilmemesine ve bu hususun mümeyyiz davalı lehine kananılmış hak bahşetmesine göre, bozmadan sonra kurulan hükümle davalının olay tarihinden itibaren sorumlu tutulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17027, K. 2013/15165, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama