KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17037 E., 2013/16476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 gün ve 2010/270-2010/413 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife kredi borcu nedeniyle müştereken ve müteselsilen kefalet üstlendiğini, borcun süresinde ödenmemesinden dolayı alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının borcun 2.800 TL’lik kısmını kabul ettiğini, geriye kalan bakiye ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının, müşterek borçlu müteselsil kefil olarak borcun tamamından sorumlu olduğunu ve taksitlerin süresinde ödenmemesi nedeniyle temerrüde düştüğünü ileri sürerek, davalının itirazın iptali ile takibin devamına, % 40’tan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefalet miktarının 2.800 TL olup bu miktarın icra dosyasına yatırıldığını, muaccel olan bir borçtan dolayı müteselsil kefilin temerrüdünün kendisine ihtarname çekilmesi veya hakkında icra takibi yapılması ile gerçekleşeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup uyulmamasına karar verilmeden, bozmadan önce verilen hükmün davanın reddine ilişkin olup bozma ilamında davanın kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verildiğinin belirtildiği ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu nedenle mahkeme tarafından verilen hüküm ile bozma ilamı arasında uyumsuzluk bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, dosyanın yeniden temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizce 2010/5384 esas 2010/4897 karar ve 04.05.2010 tarihli ilamla kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Söz konusu Dairemiz ilamı ile Dairemizde yapılan temyiz incelemesi tamamlanmış olup, davanın taraflarınca gerek maddi hata düzeltimi gerekse de karar düzeltme isteminde bulunulmadığından, mahkemece re'sen gönderilen dava dosyası ile ilgili olarak Dairemizce herhangi bir işlem yapılması mümkün değildir.
Bozmaya uyulup uyulmaması da mahkemenin takdirinde bulunduğundan, dosyanın mahalline iadesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17037, K. 2013/16476, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama