KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17105 E., 2013/888 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2013
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.06.2010 gün ve 2009/333-2010/326 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.04.2012 gün ve 2010/14251-2012/5383 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkiline keşide edilerek verilen davalı Banka'ya ait 20.000 TL bedelli bir adet çekin karşılığının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sonucu aciz vesikası düzenlendiğini, davalı bankanın kuruluşundan itibaren 1 yılı bile dolmayan bir şirkete çek karnesi vererek özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, çek karnesinin verilmesi sırasında gerekli basiret ve özeni göstermeyen davalı bankanın bu eyleminden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkete çek karnesi verirken 3167 sayılı Yasa’nın 2. maddesi tahtında gerekli tüm incelemelerin yapıldığını, bu konuda müvekkili bankaya izafe edilebilecek hiçbir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ticari ilişki kurduğu şirketle ilgili özensiz araştırma veya daha ihtiyatlı davranma yükümlülüklerine uygun bulunmayan ve riski baştan kabul etmiş yaklaşımının olumsuz sonuçlarının davalı Bankaya yüklenemeyeceği, bu durumda olayda davalının kusurunun bulunmadığı ve mevzuata aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05/04/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17105, K. 2013/888, 17 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama