KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17133 E., 2013/15195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2012 tarih ve 2011/33-2012/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın 1974 yılından bu yana gıda sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, ticaret hayatına başladığı günden bu yana "..." markasını kullanmakta olduğunu, müvekkilinin 2009/26172 sayılı ...
UN BİS ibareli marka başvurusuna davalı şirketin ... markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın TPE Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edilerek, başvurularının bazı ürünler bakımından kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilin bu karara karşı itirazda bulunduğunu, ancak itirazlarının YİDK.nca haksız bir şekilde reddedildiğini, müvekkili şirketin marka başvurusuna konu ... esas unsuru üzerinde davalı firmadan çok önce hak sahibi olduğunu, başvuruya konu markanın müvekkilinin seri markası olarak kabulü gerektiğini, redde gerekçe gösterilen davalı markalarının hükümsüzlüğü için dava açıldığını,
bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ... ibaresinin müvekkili firmanın tescilli ticaret unvanının da ayırt edici unsuru olduğunu, ayrıca uzun süreli kullanım sonucu, ... markasının müvekkil ile özdeşleştiğini, müvekkilinin yoğun reklâm ve yatırım faaliyetleri sonucunda ... ibareli markalarını tanınmış hale getirdiğini, davalının ... markası üzerinde müvekkilinden önce markasal kullanımı olmadığını, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının itirazında kötüniyetli olduğunu,
ileri sürerek YİDK. nun 2011-M-171 sayılı kararının iptali ile 2009/26172 numaralı marka başvurularının tüm ürünler için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir
Davalı şirket vekili, müvekkilinin “tahin helvası” üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, işletmenin geçmişinin 106 yıl önceye dayandığını, işletmenin 1966 yılında Kolektif şirket haline getirildiğini, bu tarihten itibaren “...” ibaresini ticaret unvanı olarak tescilli olarak kullanmakta olduğunu, müvekkilinin “...” markasını da 31.10.1990 tarihinden itibaren 29 ve 31. sınıflarda tescilli olarak kullanmakta olduğunu, dolayısıyla “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacı ve müvekkilinin faaliyet alanlarının farklı olup, faaliyet alanları itibariyle aralarında iltibas tehlikesinin bulunmadığını,
ancak davacının hiç faaliyet göstermediği alanlarda da marka başvurusunda bulunma gayreti içerisinde olduğunu, davacının markasının tanınmış marka kriterlerini de sağlamadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu marka başvurusunun ... UN BİS ibareli olduğu, davalının redde dayanak markalarının ise ..., ...LER, ...
HELKREM ibareli olduğu, ... ibaresinin markaların ilişkin olduğu ürünler açısından ayırt edici niteliğe sahip, dikkat çekiciliği yüksek bir ibare olduğu, anılan ibare gerek davacının marka başvurusunda gerekse redde dayanak markalarda belirgin bir konumda bulunduğu, karşılaştırma konusu markaların benzer olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan mallar ile redde dayanak markaların mallarının benzer olduğu, davacının dava konusu marka başvurusunun, reddedilmiş mallar açısından KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşturduğu,
davacının 2009/26172 sayılı marka başvurusunun kapsamındaki mallar ile müktesep hakka dayanak teşkil ettiği ileri sürülen markalarının mallarının farklı oldukları, dava konusu marka başvurusunda, önceki tarihli markalardan farklı mallar için başvuru yapıldığı, başvuru kapsamı redde dayanak markaların emtia listelerine ihlal oluşturacak tarzda genişletilmiş olduğu, davacının 2009/26172 sayılı marka başvurusu kapsamından çıkarılmış mallar açısından, önceki tarihli markalarının kazanılmış hak oluşturmadığı, öncelik hakkına yönelik iddialarının ise hükümsüzlük davalarının konusu olduğu,
huzurdaki davada bu yöndeki bir iddia ile tescilin sağlanamayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17133, K. 2013/15195, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama