KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17151 E., 2013/18337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/06/2012 tarih ve 2011/171-2012/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 15/06/2009 tarihinde üç yıllığına hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, hazine tarafından karşılanan 26.630,42 TL tutarındaki SSK priminin davalı şirket tarafından müvekkili şirketin aylık hak edişlerinden kesildiğini, kesinti işleminin 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (ı) bendine aykırı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren uygulanacak kademeli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, talep sonucunu 29.630,42 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı, yetki ve görev itirazında bulunarak, hazine tarafından karşılanan prim tutarının Kamu İhale Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 4. maddesine istinaden davacı şirketin aylık hak edişlerinden kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5510 Sayılı Kanun'un 81. maddesi gereğince hazine tarafından toplam 29.630,42 TL'lik SSK priminin ödendiği, bu primlerin davacının hak edişlerinden kesilmesinin kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, dava ve ıslah dilekçesi ile yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren kademeli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sunulan bilirkişi raporunda kesilen miktarlar hesaplanmış ve mahkemece kesinti tarihlerinden itibaren kademeli avans faizine hükmedilmiştir.
Ancak hükümde, hangi miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedildiği açıklanmamış olup, bu husus infazda tereddüte yol açacağından mahkemece hangi miktar için, hangi kesinti tarihinden itibaren faize hükmedildiği belirtilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17151, K. 2013/18337, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama