KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17178 E., 2013/16498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2012 tarih ve 2011/126-2012/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1995 yılından bu yana civata ürettiğini, davalının 2006 yılında aldığı faydalı model belgesine dayanarak davacının ticari faaliyetlerini engellediği, Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde davalı adına kayıtlı faydalı modelin hükümsüzlüğü talebiye açılan davanın kabul edildiğini, böylece dava sonucunda davalı tarafın faydalı modeline konu ürünün yeni olmadığının tespit edildiğini, davalının faydalı model belgesine dayalı olarak gerçekleştirdiği haksız müdahale ve eylemlerinin davacıyı maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, 50.000,00 TL manevi, 25.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 551 sayılı KHK uyarınca tescil edilen bir belge sebebiyle sağlanan hakların, bir dava ile aksi tespit edilene kadar engellenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu faydalı model belgesine ait her türlü ihlalin engellenmesi, bu konuda uyarı yapılması haklarına sahip olduğunu, davalının bu haklarını kanunen kendine sunulan imkanlar dahilinde kullandığını, belgenin sonradan hükümsüz kılınmasının davacıya haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat hakkı doğurmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tescilli faydalı model belgesinden kaynaklanan yasal hakkını kullandığı, yasal hakkın kullanılmasının kötüniyetli olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zararının davalının yasal hakkını kullanmasından kaynaklandığının ispat olunamadığı, zarar doğmuş olsa idi bile tescilli bir hakka dayanılarak kullanılan yasal bir hak olması nedeniyle kötüniyetli olmadığı sürece hakkın kullanımının engellenemeyeceği ve tazminat sorumluluğunun doğmayacağı, davacının zararı ile davalının faydalı model belgesinden doğan yasal hakkını kullanması arasında sebep sonuç ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17178, K. 2013/16498, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama